Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/16945 E. 2012/24513 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16945
KARAR NO : 2012/24513
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 53,54. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekilinin hazır bulunduğu celsede talebine istinaden “hazinenin” katılmasına karar verildiği ve katılan sıfatını aldığı anlaşılmakla gerekçeli karar başlığında“…’nın” katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş olup tebliğnamede bu yönde bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Bir ihbarı değerlendiren jandarma görevlileri tarafından sanıkların Bucak ilçesi, Taşyayla köyü, Eğriboyun mevkiinde bulunan İnarası mağarasında kaçak kazı yaptıkları sırada adli emanette kayıtlı ve kazıda kullanılan eşyalar ile birlikte suç üstü yakalandıkları, tarafsız bilirkişi raporu ile suça konu mağaranın üst kısmında yapılan yaklaşık 2 metre uzunluğunda, 0.75 metre genişliğinde, 10-15 metre derinliğindeki kaçak kazı çukurunun mağaranın tavanına kadar ulaştığının, mağara içerisinde pek çok antik döneme ait seramik parçasının bulunduğunun, bu seramik parçalarının kalitesi ve bolluğu nazara alındığında mağara ve çevresinin yoğun bir yerleşim gördüğünün, mağara içerisinde yer alan lahitler, sosyal ve sivil yapılarla, teras duvarları ve tüm yüzeyi kapsayan seramik parçalarının Roma dönemine ait olduklarının, İnarası mağarasının Roma dönemi öncesinde de dinsel bir işleve sahip olduğunun, bir anakaya açık hava kutsal alanı olup, çok önemli bir dinsel merkez olduğunun, dışa yansıyan özellikleri itibarıyla bu durumun herkesçe bilinebilecek kadar açık ve belirgin bulunduğunun, kaçak kazı sonucu antik ve tarihi kalıntıların tahrip edildiğinin belirlendiği, bu itibarla dava konusu yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve aynı zamanda tabiat varlığı niteliğini haiz olduğunun tartışmasız olarak ortaya konulduğu anlaşılmış olup, suça konu yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında koruma altına alınıp alınmadığının, tescil edilip edilmediğinin, sit alanı içerisinde bulunup bulunmadığının araştırılması, söz konusu niteliklere haiz yerlerden bulunması halinde sanıkların bu niteliğini bilebilecek durumda olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe de iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin dava konusu yerin sit alanı olmamasına rağmen cezada indirim yapılmadığına, takdiri indirim nedeninin uygulanmamasının ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.