Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8783 E. 2023/5815 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8783
KARAR NO : 2023/5815
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/627 E., 2023/685 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2021/269 Esas ve 2023/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı

Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/627 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II-TEMYİZ NEDENLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure ile annesinin çelişkili ve tutarsız ifadeleri doğrultusunda hüküm kurulduğu, sanığın delil yetersizliğinden beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ”Sanığın ilk olarak mağdurun 6 yaşlarında olduğu zamanda karşı cinsel arzularının başladığı, mağdurun 6 yaşlarında iken sanığın cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla mağdur …’nin göğüs bölgelerine dokunmaya, ön cinsel bölgesine ellemeye başladığı, sanığın mağdur …’nin göğüslerini sıkarak “sen büyüyünce daha çok gelişecek mi…” şeklinde söylediği, olayın adli makamlara intikal etmesinden yaklaşık 2-3 sene öncesinde( mağdurun 11 yaşının tamamladığı, sanığın ise 20 yaşının tamamladığı 2018 yılında) mağdur …’nin kuzenleri olan ve sanığın kardeşleri … … ve … … ile oyun oynamak amacıyla bahçede bulundukları sırada sanığın mağdur …’nin arka cinsel bölgelerine dokunduğu, mağdur …’nin bunu fark etmesi üzerine eliyle sanığı ittirdiği ve annesi katılan …’nin yanına giderek yaşanan bu olayı anlattığı, olayın adli makamlara intikal etmesinden yaklaşık 3-4 sene öncesinde mağdurun kuzenleri olan … ve … ile birlikte oyun oynadıkları, daha sonra mağdurun sanık ve ikametinde kuzenleri ile oyun oynamak için kaldığı, sonrasında gece geç saatte mağdurun uyumak amacıyla ranzanın üst kısmına yattığı, sanığın mağdurun yanına geldiği ve mağduru kucaklayarak yere ranzanın alt kısmına yatırdığı ve akabinde sanığın ikametin oturma odasına gittiği, mağdurun uykusunun gelmemesi üzerine yatmış olduğu yataktan kalkarak sanığın bulunduğu oturma odasına gittiği, sanığın mağduru tutarak kucağına oturtmaya çalıştığı, daha sonra mağdurun sanığı itekleyerek uyumak amacıyla tekrardan yatak odasına gittiği ve yatağa yattığı, sonrasında sanığın mağdurun yanına geldiği, sanığın cinsel organını açık vaziyette mağdurun yüzüne doğru yönelterek mağdurun yüzüne sürtmeye çalıştığı…” şeklinde kabul ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/627 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.