Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4447 E. 2023/5419 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4447
KARAR NO : 2023/5419
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/103 E., 2015/8 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyizi
Sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine dair kesin,somut ve şüpheden uzak kanıt olmadığına, çelişkili beyana dayanılarak ceza verildiğine, husumet bulunduğuna, intikalin geç olduğuna, sanığın beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “2013 yılının Haziran ayı sıralarında mağdur … …’ın, eniştesi olan sanık …’ın evine misafirliğe gittiği, mağdurenin yemek yendikten ve evde bulunan kişilerle bir süre sohbet ettikten sonra sanığın kızı …’ın odasına geçtiği ve burada yatağında uyumakta olan …’nin yanında yatağa uzandığı, mağdurun bir süre uyuduktan sonra odaya birinin geldiğini duyduğu ancak gelen kişinin sanığın diğer kızı … olduğunu düşündüğü için kimin geldiğini kontrol etmediği, gelen kişinin mağdurun yanına uzandığı sonrasında mağdurenin eşofmanın altına ellerini sokarak göğüslerine dokunduğu, bunun üzerine mağdurenin arkasına döndüğünde sanık …’ı gördüğü, mağdurenin sanığa hitaben “Ne yapıyorsun, hayvan mısın?” dediği, bunun üzerine sanığın ellerini mağdurenin eşofmanın altından ellerini çekerek odadan ayrıldığı, bunun üzerine mağdurun tedirgin olarak odanın balkonuna çıktığı, bir süre sonra sanığın tekrar odaya geldiği mağdurun balkon kapısının arkasına saklandığı, sanığın mağdureye ne yaptığını sorduğu, mağdurenin “Sen ne yaptığını daha iyi bilirsin” diyerek cevap verdiği, sanığın mağdurenin ellerini tutarak odaya götürmeye çalıştığı ancak mağdurun bunu kabul etmemesi ve “Ben çocuk değilim gerizekalı” demesi üzerine mağdureyi bıraktığı mağdurenin bunun üzerine evden ayrılmak istediği, ancak sanığın eşi …’ın mağdurenin evine gitmesine izin vermediği, bunun üzerine mağdurenin, sanığın diğer kızı …’nın odasına giderek geceyi burada geçirdiği, mağdurenin olay gecesi geç saatlerde evine gitmek istediği ve sonrasında …’nın odasında yattığı hususlarının tanık …’nın beyanları ile sabit olduğu, iddia, savunma, mağdur ve tanık beyanları, 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Adli Kurul Raporu, Adli Tıp Kurumu’nun Daire ve Genel Kurul Raporları ve tüm dosya kapsamından somut vaka’nın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sanığa iftira etmesini gerektirecek herhangi bir sebebi veya sanıkla herhangi bir husumeti bulunmayan mağdure … …’ın beyanlarının yargılama aşamaları boyunca değişmemesi, istikrarlı ve birbirini destekler mahiyette olması ayrıca tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle desteklenmesi nedeniyle sanığın eylemine ilişkin beyanları hükme esas alınmış, sanığın savunmasına ise işlemiş olduğu suçtan kurtulmaya yönelik olması ve dosya kapsamı itibariyle desteklenmemesi nedeniyle itibar edilmemiştir. Sanık hakkında eylemine uyan TCK’nun 103/1-a maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken sanık ile mağdur arasındaki yaş farkı, sanığın evine misafir olarak gelen mağdureye karşı bu suçu işlemiş olması, suçun işleniş biçiminde ki diğer unsurlar, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, failin güttüğü amaç ve saiki, failin kastı önüne alınarak kanunda belirtilen ceza alt sınırından uzaklaşılmıştır. 04.12.2014 tarihli mahkememizce gerekçeleri ile birlikte usul ve yasaya uygun bulunan Adli Tıp Kurumu’nun Genel Kurul Raporunda mağdure … …’ın mağduru bulunduğu olayın ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede bulunmadığının bildirimesi nedeniyle sanığa verilen cezada TCK’nun 103/6. maddesi uyarınca artırıma gidilmemiştir. Sanığın balkon kapısına saklanmış olan mağdureyi ellerinden tutarak içeri götürmek istemesi şeklindeki eyleminde; mağdurenin içeri gelmek istememesi üzerine sanığın eylemini sona erdirerek odadan ayrıldığı değerlendirildiğinde cebrin, mağdurun direncini kırmaya yönelik ve yeterli olmadığı değerlendirildiğinden TCK’nun 103/4. maddesi sanık hakkında tatbik olunmamıştır. Suçun işleniş şekli, sanığın incelenen ve gözlemlenen kişiliği, suç işleme, amacı ve tüm dosya kapsamından mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK’nun 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yerolmadığına karar verilmiştir. 28 Haziran 2014 tarih ve 6545 sayılı yasa ile 5237 sayılı yasada yapılan değişiklikten sonraki hükümler yönünden TCK’nun 7. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede; Sanığın eylemini mağdurenin yattığı yatağa uzanarak gerçekleştirmesi sonrasında mağdurenin saklandığı balkona gelerek ellerinden tutarak evin odasına tekrar götürmeye çalışması hususlarından anlaşılacağı üzere sanığın eylemini gerçekleştirme şekli ve suçu işlemekteki ısrarlı tutumu değerlendirildiğinde bahse konu kanunda yapılan değişiklikten sonra düzenlemedeki ‘Sarkıntılık’ suçunun unsurları itibari aşıldığı ve eylemin TCK’nun 103/1-a maddesinde düzenlenen cinsel istismar suçunu oluşturduğu; Sanık hakkında TCK’nun 103/1-a maddesi uyarınca teşdid dahi uygulanmaksızın kanunda belirtilen hapis cezasının alt sınırdan verilmesi halinde sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasının gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 28 Haziran 2014 tarih ve 6545 sayılı yasa ile 5237 sayılı yasada yapılan değişiklikten önceki kanun hükümlerinin kül halinde uygulanması ile sanık lehine olduğu anlaşılmış ve bu yönde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.