YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9593
KARAR NO : 2023/5987
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/280 E., 2015/34 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2019 tarihli ve 14-2019/45767 sayılı bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre : Olay günü mağdur … daha önce sanık tarafından bir kaç kez sözlü tacize maruz kalmış olması nedeniyle kız kardeşi olan … … ile birlikte işine gitmek üzere evden çıktığı, birlikte … Caddesine yaklaşık 10-15 metre mesafe kala sanık … arkadan mağdura yaklaşarak eliyle kalçasını sıktığı, mağdurun çığlık atıp sanığı kovalaması sonrasında olay yerinde bulunanların sanık …’i kaçamadan yakaladıkları, mağdura usulüne uygun olarak yaptırılan teşhis işleminde sanık …’i tereddütsüz bir şekilde teşhis ettiği anlaşılmakla olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce mağdur Gaziantep Ünv. Tıp Fakültesi Araştırma Hastahanesine sevk edilmiş, ilgili hastanenin 04/06/2014 tarih ve 9800 sayılı raporunda mağdurun yaşadığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; sanık ve katılan arasında hiç bir husumetin olmadığı mağdurun sosyal durumuda gözetildiğinde durup dururken sanığa bu şekilde bir suçu haksız yere isnat etmesinin beklenemez olup hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca katılan mağdurun tüm aşamalarda alınan birbirini teyit eden ve mahkememizcede samimi kabul edilen istikrari beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, soyut, mesnetsiz inkara yönelik, bilinçli olarak suçtan ve cezadan kurtulmayı amaçlayan savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir…” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü on dört yaşındaki mağdurenin kalçasını sıkması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmamış, Tebliğnameki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle,Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararırına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.