YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7726
KARAR NO : 2023/5798
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/210 E., 2015/152 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuğun atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2019 tarihli ve 14-2015/287498 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Yargılama konusu eylemin katılan mağdure üzerindeki etkisi ve olayın üzerinden geçen süre göz önüne alındığında beyanlardaki küçük farklılıkların çelişki olarak değerlendirilemeyeceğine, zira suça sürüklenen çocuğun beyanlarında da aynı şekilde çelişkiler bulunduğuna, suça sürüklenen çocuğun savunmasında ismi geçen tanığın savunmanın aksi yönde beyanda bulunduğuna, katılan mağdurenin olay tarihinde on beş yaşından büyük olduğunu belirtir mahkeme gerekçesinin aksine adı geçenin olay tarihinde on iki yaşında olduğuna, katılan mağdurenin yaş tespiti yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurenin 2011 yılın son aylarında sosyal medya uygulamaları üzerinden tanışarak görüşmeye başladıkları, takriben bir hafta sonra akşam vaktine doğru katılan mağdurenin, suça sürüklenen çocuk ve adı geçenin üç arkadaşı ile buluşarak sahil alanına gittiği, bir süre birlikte sohbet ettikten sonra ilerleyen saatlerde suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurenin yakınlardaki çardak kısmına gidip oturdukları ve devamında suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin kıyafetlerini çıkararak kucağına oturtup cinsel organını katılan mağdurenin vajinasına sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunduğu, anılan hadiseden sonra adı geçenlerin bir daha görüşmedikleri ancak 21.01.2014 günü katılan mağdurenin gebelik şüphesi ile gittiği sağlık kurumunda yaşadığı cinsel ilişkilerden bahsetmesi üzerine adli makamlara ihbarın gerçekleştiği iddiasıyla düzenlenen iddianamenin kabulü ile mahkemesince yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki inkara dayalı savunması, katılan mağdurenin olayın oluş şekline dair aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunması, cinsel istismar eylemine dair maddi delil tespit edilememesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılan mağdurenin 21.01.2014 tarihinde kolluk görevlilerince alınan ifadesi ile 31.03.2015 tarihinde mahkemesinde alınan ifadesinde iddia konusu eylemden bir gün sonra maruz kaldığı eylemi arkadaşları … … ve … …’a anlattığını ve …’nın pantolonundaki kanı gördüğünü beyan etmesine karşısında adı geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespiti ile olaya dair bilgi ve görgülerine dair tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak dosya kapsamındaki mevcut delillere göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname’de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.