Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/10119 E. 2023/8388 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10119
KARAR NO : 2023/8388
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/501 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 14.02.2020 tarih ve 2020/13 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.11.2021 tarihli ve 2020/14984 Esas, 2021/13458 Karar sayılı kararı ile;
” 5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1. 17.06.2019 tarihli olay tutanağına göre kullanıcı İhsan’ın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan temin ettiğine dair sonradan döndüğü kollukta alınan müdafisiz beyanı dışında, sanığın kollukta müdafii huzurunda, kullanıcı İhsan’a 2 fişek uyuşturucu maddeyi verdiğini kabul ederek aleyhinde delil bulunmadığı aşamada suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında

TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, “nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yargıtay bozma ilamı öncesi suçun sübutunun tayinine yönelik delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği, 17.06.2019 tarihinde önleyici kolluk devriyesi esnasında durumundan şüphelenilen hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan …’ın kimlik

kontrolü yapıldığı sırada üzerinde bulunan paketleri yere attığı, atılan paketlerin kontrolünde 1 adet alüminyum folyoya sarılı fişek halinde ve 1 adet kağıda sarılı vaziyette fişek halinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, …’ın uyuşturucu maddeyi Pınarkent Mahallesinde ikamet eden … isimli şahıstan 50,00 TL karşılığında kendi kullanımı için satın aldığını beyan etmesi üzerine soruşturmaya geçildiği, sanığın ikametinde yapılan aramada; satışa hazır fişekler halinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, kullanıcı tanık …’ın kendisinde yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığı beyanının uyuşturucu madde temin ettiği sanığı kurtarmaya yönelik çabalar olarak değerlendirilerek ve soruşturma beyanına itibar edildiği, sanığın kullanıcı tanığa da uyuşturucu madde satmadığı şeklinde ticaret suçlamasını reddeden savunmasına itibar edilmeyerek savunması suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik çabalar olarak değerlendirilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kullanıcı tanığın beyanı dışında kollukta müdafii huzurunda, kullanıcı İhsan’a 2 fişek uyuşturucu maddeyi verdiğini kabul ederek aleyhinde delil bulunmadığı aşamada suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla sanık hakkında bozma kararı doğrultusunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.