Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/18332 E. 2023/8645 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18332
KARAR NO : 2023/8645
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/196 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/1021 Esas, 2021/1418 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Delillerin toplanmadan eksik araştırmayla karar verildiğine,
6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın olay günü beraat eden diğer sanık … ile birlikte içmek için aldıkları kubar esrar maddesinden bir kısmını bölerek tanık Şaahadeddin ve Ümit’e vererek araçtan indirdiği yönünde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu tevil yollu ikrarda bulunduğu, tanık ve beraberinde bulunan Ümit’in sanık …’ın anlatımlarını kısmen doğruladığı, olay tutanağına yansır şekilde Ümit’in elinde viski şişesi olduğuna dair gözlem ve alıcı konumundaki şahısların beyanlarının bulunmadığı, alıcı konumundaki şahıslardan tanığın huzurda yeminli ifadesinde de sanık …’ın, tanığın üzerinde ele geçen ve ANK-KİM-21-02463 Uzmanlık numaralı raporuna göre net 5,5 gram sentetik kannabinoid grubunda yer alan 5f-MDMB-PICA maddesini o an parasız olarak kendisine verdiği yönündeki beyanı, sanık … tarafından emniyetteki ifadesinden farklı olarak Savcılık ifadesinde kabul edildiği, her ne kadar sanık …’ın üzerinde uyuşturucu madde bulunmasa da ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunduğu ve sanık …’ın ikametindeki maddeler ile diğer sanık … ve tanığın üzerinde bulunan maddelerin uzmanlık raporuna göre aynı nitelikte oluşu, sanık …’ın tanığa kendi kullanımındaki maddeyi diğer sanık …’ın kullandığı otobüste bulunan ajandanın sayfasından kopararak paketlediği yönündeki ikrarı, ikrarını destekleyici nitelikte Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2021/BVI-001003 numaralı biyometrik vücut izi raporunda söz konusu ajanda ve uyuşturucu maddenin sarılı olduğu yırtık ajanda sayfasında sanık …’ın parmak izinin bulunuşu, usulüne uygun yapılan fotoğraf teşhis tutanakları, alıcı konumundaki şahsın aşamalarda değişmez şekilde söz konusu maddeyi sanık …’dan aldığı yönündeki beyanları, yine alım konusundaki talebi sanık …’a ilettiği, olay günü sanık …’ın telefonunun bozuk olması üzerine diğer sanık …’ın telefonundan arandığı ve konum bildirildiği olayda sanık … tarafından da diğer sanığın telefonunun bozuk olduğu gerekçesiyle telefonunu istediği, bu şekilde alıcı konumunda bulunan tanık ve Ümit ile buluşulduktan sonra sanık …’ın bedeli sonradan verilmek üzere sentetik kannobinoid grubundan net 5,5 gram gelen uyuşturucu maddeyi vermek ve ikametinde aynı nitelikte net 109,2 gram uyuşturucu maddeyi ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak sureti ile üzerine atılı uyuşturucu ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hüküm fıkrasının 5 (b) bendinde yer alan ”geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere ” ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, Delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/1021 Esas, 2021/1418 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın sonuna “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.