YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18717
KARAR NO : 2023/8669
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/187 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a), (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 55 inci maddenin birinci fıkrası 63 üncü madde ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/2434 Esas, 2021/2152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Tanığın ifadesinde geçen gsm numarasına ilişkin araştırma yapılmayarak eksik inceleme yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde kolluk görevlilerinin uyuşturucu madde satıcılarına yönelik yapmış oldukları çalışmalarda hareketlerinde şüphelendikleri, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan, tanık …’ı takibe aldıkları, tanığın cami önünde bir süre beklediği ve sanık …’in geldiği, tanık Ferhat’ın cebinden çıkardığı parayı sanığa verdiği, sanığında cami avlusunda bulunan oturma bankının arkasında bulunan kağıtların arasından bir şeyler çıkartarak tanık Ferhat’a verdiği, bu durumun kolluk görevlilerince görüldüğü, tanık Ferhat’ın üzerinden ele geçen maddenin net 3,2 gram eroin ve 6-mam maddelerini içerdiği, olayda; uyuşturucu maddenin paketlenmiş olması, kriminal rapor, olay tutanağı, tanık beyanları ve ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer dikkate alınmış ve takdiren alt sınırdan uzaklaşarak, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilmiştir gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin aşamalarda 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca akıl hastalığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmamaları, mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmaması, sanığın güncel adli sicil kaydında kesinleşmiş birçok mahkûmiyet hükmünün bulunması, temyiz isteminden sonra sunduğu evrakın içerisinde, uyum bozukluğundan bahsedilmekle birlikte, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığının varlığına ilişkin ifadenin yer almaması karşısında, sanık müdafiinin bu husustaki talebi kabule değer görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, suçun sübutuna etkili eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/2434 Esas, 2021/2152 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.