Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/7744 E. 2023/6133 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7744
KARAR NO : 2023/6133
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi)
SAYISI : 2017/7 E., 2018/4 K.
SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükmün 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 … Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 … Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/7 Esas ve 2018/4 … Kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 … … Ceza Kanunu’nun (5237 … Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 … Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 … Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.05.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak,
1.Usul ve esasa aykırı karar verildiğine,
2.Tanıklar hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının ve beyanlarının soruşturmanın hangi aşamasında alındığının araştırılmadığına, var ise bu dosyaların bekletici mesele yapılması gerektiğine,
3.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin tahliye sebebi olarak beyanda bulunmuş olabilecekleri değerlendirildiğinde, başkaca delillerle desteklenmeyen ve kendi arasında çelişkili olan söz konusu beyanlara hangi gerekçeyle itibar edildiğinin tartışılmadığına,
4.Savunma tanıklarının ve sunduğu delillerin söz konusu iddiaları çürütmesine rağmen dikkate alınmadığına, bir kısım savunma tanıklarının anlatımlarının gerekçeli karara hatalı geçirildiğine,
5.Tanık B.B.nin, İ.C. dosyasında gizli tanık olarak yalan tanıklık yaptığının, görevde olduğu sürede illegal eylemler yaptığının ve güvenilirliğinin bulunmadığının sabit olduğuna,
6. Tanık A.B.nin de diğer tanık B.B. ile uzun yıllar yakın olduğuna,
7. Tanıkların yeminsiz dinlenmeleri gerekirken yeminli şekilde beyanlarının alındığına,
8. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren YARSAV üyeliğinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, sanığın HSYK seçimlerindeki adayların belirlendiği genel kurula katılmadığına,
9.Sanığın HSYK seçiminde nasıl hareket ettiğine dair tanık beyanları ile savunmalar arasındaki çelişkinin giderilmediğine,
10.Aramanın ve dijital verilerden imaj alınması işlemini usule uygun yapılmadığına, Dijital verilerin darbe teşebbüsü günüyle ilgili lehe olduğuna, link tıklamak suretiyle internet sitelerine girmenin aleyhe delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
11.Delillerin yetersiz olduğuna, savunmaların dikkate alınmadığına, lehe delillerin değerlendirilmediğine,
12. Meslekten tanıdığı kişilerle olan irtibatlarının ve … parası şeklindeki para transferlerinin örgütsel niteliğinin bulunmadığına, hakkında işlem yapılmayan şahıslarla daha fazla irtibatının olduğuna,
13. Tevsi tahkikat taleplerinin dosyanın esasına aykırı olarak reddedildiğine,
14. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiğine,
15.İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
16. Soruşturma başlatma, soruşturmayı yürütme, yetkili ve görevli cumhuriyet savcılığının tespiti ve koruma tedbirlerinin uygulanması bakımından usule aykırı işlemler yapıldığına,
17. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kişisel suç niteliğinde olmadığına, hakimlerin ve savcıların soruşturma ve kovuşturma usullerine uyulmadığına,
18. SEGBİS bilirkişi ücretinin tarafına yüklenemeceğine,
19. Son savunmasının müdafi huzurunda alınmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına,
20. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için doğrudan kastın bulunması gerektiğine, ilişkindir.
21. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 … CMK’nın 197 inci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çekişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa’nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan … yargılanma ilkesi de nazara alınarak; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, isnat edilen suçun niteliği itibarıyla CMK’nın 150 inci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca sanık hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, yargılamanın ilk dört celsesinde sanığın kendisinin seçtiği müdafii huzurunda savunmasının alındığı, ilerleyen aşamalardaki hiçbir celseye sanık müdafinin katılmadığı, esas hakkında mütalaanın alındığı karar celsesinde de sanığın esas hakkındaki savunmaları, kendisinin seçtiği bir müdafii hazır bulunmaksızın yahut sanığa re’sen barodan bir müdafii tayin edilmeksizin alındıktan sonra duruşmanın bitirildiği ve hükmün kurulduğu anlaşılmakla; CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2.Tanıklar A.B. ve B.B.nin beyanlarının arasında çelişkilerin mevcut olduğu değerlendirildiğinde, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, bir dönem örgüt içinde sanıktan sorumlu olduğu iddia edilen U.Y.nin, sanık ile aynı grup içerisinde oldukları ve beraber kamp yaptıkları iddia edilen meslektaşları A.T. ve E.S.nin, örgüt adına murakıplık yaptığı iddia edilen M.Ö.nün, sanık ile hakimlik savcılık adaylığı döneminde örgüte müzahir staj evinde birlikte kaldığı iddia edilen T.Y.nin beyanlarının mahkeme huzurunda taraflara soru sorma … da tanınmak suretiyle alınması, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespit edilmesi, var ise bu ifade sahiplerinin de tanık sıfatıyla beyanlarının alınması suretiyle elde edilecek tüm delillerin, 5271 … Kanun’un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3. Kabule ve uygulamaya göre de,
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalandığı ve temadinin kesildiği tarih olan “17.07.2016” yerine “17.07.2016 ve öncesi” şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/4 … Kararının 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.