YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/749
KARAR NO : 2023/8389
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un
310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında hükmedilen kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulüne uygun olması karşısında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünden beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık hakkında yapılan soruşturma kapsamında, uyuşturucu kullandığının tespit edilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrıya uymadığı ve bu nedenle cezalandırılması için kamu davasının açıldığı, denetimli serbestlik müdürlüğü yazısının incelenmesinde, sanığın tespit edilen adresinin Altınordu
adresi olmasına rağmen çağrı yazısının Ordu ilçe merkezine Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği, sosyal ekonomik durum araştırmasında da sanığın adresinin Altınordu ilçesi olarak belirtildiği, bu şekli ile sanığın kendisine yapılan çağrıdan haberdar olmadığı yönündeki savunmasının, doğru olduğu, çağrıya uygun hareket etmediği, bu sebeple hakkında kamu davasının açılması ve cezalandırılması yönünden talepte bulunulmuş ise de, sanığın çağrı yazısına bilerek uymadığına dair savunmasının aksini gösterir delil elde edilemediği gibi, çağrı yazısından haberdar olmadığı, usulüne uygun tebliğatın yapılmadığı, bu şekli ile hakkında kamu davasının açılması koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, hakkında açılmış bulunan kamu davasından beraatine karar vermek gerektiği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1- Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2- 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iddianameye esas savunmanın alındığı 28.09.2014 tarihi olduğu, temyiz incelemesinin tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca işlem yapılmadığı dikkate alındığında da 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.