Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/18547 E. 2013/713 K. 10.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18547
KARAR NO : 2013/713
KARAR TARİHİ : 10.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, Parada Sahtecilik
Hüküm : 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan her iki sanıkhakkında; 2863 sayılı Kanunun 67, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2- 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık … hakkında; 6136 sayılı Kanunun 13/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 51/1-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
3- Parada sahtecilik suçundan sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 197/2, 62/1, 51/1-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm ile 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…’nın 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından açılan davalara katılma ve tesis edilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığından, sanık …’ın 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Sanık …’ın 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz tabanca ile şarjörü aracında; sahte olduğu Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İdare Merkezi tarafından tespit edilen bir adet 100 Amerikan Dolarını üzerinde bulundurmak suretiyle atılı suçları işlediği anlaşılmış olup;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanık hakkında her iki suç bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması olanaklı hale gelmiş ise de, geçmişinde kasıtlı suçtan hükümlülük bulunan sanık yönünden anılan düzenlemenin uygulanma koşullarının oluşmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve parada sahtecilik suçlarından tesis edilen hükümlerin isteme aykırı olarak ayrı ayrı ONANMASINA,
2- Sanıklar … ile …’ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Kolluk kuvvetlerine sanıkların tarihi eser kaçakçılığı yaptıkları ve ellerinde bulunan tarihi eserleri Denizli ilinde satışa arz edip anlaşma sağlayamadan Tavas ilçesine doğru dönüşe geçtikleri yönünde yapılan ihbar üzerine soruşturmaya başlandığı, sanık …’ın idaresindeki, sanık …’ın da içinde bulunduğu … durdurularak yapılan aramada, suça konu korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından beş adedinin ele geçirildiği, bir adet pişmiş toprak koku kabının da sanık …’in evindeki arama sonucu bulunduğu, sanık …’in aşamalardaki benzer savunmalarında, aracında ve evinde ele geçirilen toplam altı adet kültür varlığını, yakalandığı tarihten yaklaşık bir ay kadar önce tarlasını sürerken bulduğunu, anılan varlıklar ile sanık …’in bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanığın sözü edilen savunmasının aksine, suça konu kültür varlıklarını ticari maksatla satın aldığına ya da ihbarda belirtildiği şekilde satışa arz ettiğine dair tüm dosya kapsamında delil mevcut olmadığı, bu nedenle sanığın “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması olanaklı hale gelmiş ise de, geçmişinde kasıtlı suçtan hükümlülük bulunan sanık yönünden anılan düzenlemenin uygulanma koşullarının oluşmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan; katılan vekilinin, sanıklar hakkında tayin edilen cezanın yetersiz olduğuna ve erteleme kararı verilmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’ın aşamalarda değişmeyen savunmasında, olay günü içinde bulunduğu araçta ele geçirilen kültür varlıkları ile bir ilgisinin olmadığını, hasta ziyareti nedeniyle gittiği Denizli ilinden dönerken tesadüfen sanık … ile karşılaşarak onun idaresindeki araca bindiğini beyan ettiği, sözü edilen savunmanın sanık … tarafından da doğrulandığı, diğer yandan sanıkların kültür varlığı ticareti yaptıklarına yönelik soyut ihbarın somut delillerle desteklenmediği, sanık …’in, anılan varlıkları sanık … ile birlikte satışa arz ettiğine ya da adı geçen sanığın kültür varlıklarını bulma eylemine iştirak ettiğine dair, savunmasının aksine delil mevcut olmadığı, bu nedenle kültür varlığı ticaretine ya da haber verme sorumluluğuna aykırılık suçlarının sanık … yönünden oluşmadığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile 2863 sayılı Kanunun 4. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 67/1 maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan, Tavas Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/06/2003 tarih, 2002/172 Esas, 2003/98 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas olup hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Suçtan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen …’nın gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/1-b maddesine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı,
e) Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler karşısında, sanık …’ın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.