Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/17404 E. 2011/2447 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17404
KARAR NO : 2011/2447
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 200.000 TL alacak ile 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile alacak miktarı 632.492 TL’ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde bir kısım davalılar Vek.Av…. ile … geldiler. Davacılar Vek .Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; tarafların, muris … Faruk Özbaş’ın mirasçıları olduğunu; ilk veraset belgesinin sahih olmaması nedeniyle açtıkları iptal davası sonucunda, tarafların eşit miktarda (1/5 hisseli) mirasçı olduklarını; ilk veraset belgesinin iptaliyle birlikte, eski verasete göre yapılan miras taksiminin de bozulduğunu; yeni veraset ilamı gereğince tüm taşınmazlarda iştirak hali doğduğunu, muristen iştirak halinde intikal eden bazı taşınmazların ilk veraset ilamı gereğince 3. kişilere satıldığını ve hisselerin de buna göre dağıtıldığını; davacıların eksik aldığı miras hak ve alacaklarının davalılardan tahsil ve tazmini gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 200.000 TL’nin her iki davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini; ayrıca, davalıların hatalı olan eski veraset ilamına göre paylaştırma yaptıklarını; ama aslında, davacıların olması gereken taşınmazlardan yıllardır faydalandıklarını, bunun karşılığında ecrimisil ödemeleri gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 10.000 TL ecrimisil bedelinin de faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılmıştır.
Davalılar, zamanaşımı definde bulunmuşlar, esası bakımından da davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacı vekilinin bütün, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava tarihi itibariyle taşınmazların değerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Oysa, davacıların fakirleşmesi buna karşılık davalıların ise zenginleşmesi; taşınmazın aynının davacılara devir (iade) imkanının ortadan kalktığı tarihte; yani, söz konusu hissenin bulunduğu parsellerin davalılar tarafından üçüncü kişilere satıldığı tarihte gerçekleşmiştir. Bu bakımdan, mahkemece yapılacak iş; taşınmazların, 3.kişilere satıldığı tarihteki (davalıların zenginleştiği tarihteki) değerinin tespiti ile, bu miktarın denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihindeki alım gücünü bulmak, oluşacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
Kabule göre de; ıslah edilen miktar yönünden, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden geçerli olarak hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.