YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3944
KARAR NO : 2023/7609
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3265 E., 2022/3541 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/195 E., 2022/249 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından kararın ve ek kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, Mahkeme kararına yönelik başvurunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin 2604418 sayılı kararı ile müvekkilin almış olduğu ölüm aylığının 01.10.2008 tarihinden itibaren iptal edildiğini ve bu sebeple alınan 60.322,94-TL tutarın faizi ile birlikte geriye ödenmesinin talep edildiğini, davalı idarenin bu işleminin hatalı ve gerçeği yansıtmaktan uzak olup iptali gerektiğini, çünkü müvekkilinin şiddetli geçimsizlik hukuksal nedenine bağlı olarak 2002 yılında Tavas Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile eşinden boşandığını, müvekkilinin boşandıktan sonra boşandığı eşi … ile fiilen bir arada yaşamamış olup hiçbir şekilde aynı çatı altında kalmadığını, müvekkilinin boşandıktan sonra adresini daha sonra bildirecekleri … Mahallesinde kızı… ile birlikte 5 yıl süre ile kaldığını, daha sonra da müvekkilinin erkek kardeşinin …Mahallesinde oturması nedeniyle oraya taşınmış olup bu süre içerisinde kısa aralıklarla tekstil atölyelerinde çalıştığını, bilahare de müvekkilinin tekrar … Mahallesine taşındığını ve uzun süre burada ikamet ettiğini, müvekkilinin bu süre içerisinde hiçbir şekilde eski eşi … ile bir araya gelmemiş olup evleninceye kadar kızıyla, kızı evlendikten sonra da tek başına yaşadığını, müvekkilinin eski eşi …’in ise boşandıktan sonra Denizli Merkezde kahvehanede çalışmaya başlamış olup bazen çalıştığı kahvehanede bazen de annesinin ikametgâhı olan Tavas İlçesine bağlı ……, Mahallesinde (Köyünde) bir müddet yaşadığını, daha sonra da belirli aralıklarla …’da, …’de ve …’da çalıştığını, bununla birlikte …’in Denizli’de ikamet ettiği sırada evlilik hazırlığında bulunmuş olup nişanlısı ile Denizli Devlet Hastanesinde evlilik öncesi istenen sağlık raporu için başvuru yaptığını, ayrıca …’in yurt dışına gittiğini ve orada ne iş bulursa çalıştığını, dava dilekçesinde belirtilen açıklamalar, gösterilen deliler ve yasal düzenlemeler ile Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları birlikte değerlendirildiğinde idarenin özensiz ve eksik araştırma ile oluşturduğu işlemin hukuka uyarlığı bulunmadığını, bu bağlamda müvekkili ile eski eşi …’in boşanmanın gerçekleştiği 2002 yılından sonra hiçbir zaman araya gelmediklerini ve fiilen aynı çatı altında bulunmadıklarını, bu sebeple bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu beyanla; Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin 2604418 sayılı işleminin iptaline ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu özet olarak beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince 08.09.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusu talebinin süresinde olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ve ek karara karşı sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile 31 Ağustos 2022 tarihinde adli tatilin bitmesi ile istinaf kanun yoluna başvurma sürelerinin bir hafta uzamış ve yasal süresi içerisinde 07.09.2022 tarihinde taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğunu, davacının eşinin boşandıktan sonra sabit bir ikametgahta yaşamadığını, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere boşandığı eşinin bir süre …’da, bir süre arkadaşlarının yanında ve uzunca bir süre de yurt dışında ikamet ettiğini, bu nedenle boşandığı eşinin ikametgahını değiştirmemesinin ve su aboneliklerini kapatmamasının olağan kabul edilmesi gerektiğini, bu durumun birlikte yaşama olgusunu kanıtlar nitelikte olmadığını, davacının boşanmasından sonra babasının vefat ettiğini, davacının ve eşinin gerçek bir boşanma işlemi gerçekleştirdiklerinin sabit olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
“1.1. Eldeki dava 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında açılmış bir dava olup adli tatile tabidir. Gerekçeli karar 22.08.2022 tarihinde yani adli tatil içerisinde tebliğ edildiğinden 07.09.2022 tarihinde yapılan başvuru HMK’nın 104. maddesi gereği süresindedir. Bu itibarla ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
1.2. İşin esasına gelince; muhtar ve azaların kurum denetmenine verdiği imzalı beyanları, abonelik kaydı, yeniden evlenme olgusunun kapatılan 21. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarıyla birlikte yaşama yönünden güçlü delil kabul edilmesi hususları dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince varılan sonuç ve verilen karar yerinde olmuştur.
1.3. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği tespit edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesine dayalı olarak;
“1.Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 12/04/2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” şeklinde karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371′ inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.