Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/30650 E. 2013/2008 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30650
KARAR NO : 2013/2008
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 30/11/2004 tarihi olduğu nazara alınmaksızın, gerekçeli karar başlığında, 2004 yılı olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Temyize gelmeyen …’in müşterek malik sıfatıyla 01.09.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı, sanıklar … ve …’un ortak ve yetkilileri olduğu şirkete kiraya verdiği, kira kontratında gayrimenkulde kiracılar tarafından gerekli izinler ve ruhsat alınmak şartı ile inşaat ve tadilat çalışmaları yapılarak kullanılabileceğine dair özel şart yer aldığı, bu çerçevede dava konusu Eminönü ilçesi, Binbirdirek mahallesi, Sultanahmet Atmeydanı sokak, 228 ada, 15 parsel sayılı İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.07.1985 tarih ve 6848 sayılı kararıyla tespit edilen kentsel ve tarihi sit alanında kalmakta olup, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 08/12/1978 tarih ve 10838 sayılı kararı ile üzerinde korunması gerekli bir “yatır” bulunması nedeniyle yeni inşaat yapılamayacağına karar verilen alan içerisinde bulunan taşınmazda sanıklar tarafından çay bahçesi işletmek amacıyla mevcut binaya döşeme betonu atıldığı, ayrıca güçlendirmek amacıyla çelik putreller konulduğu, daha önce yapıldığı anlaşılan binanın arka kısmının büyütülerek bahçenin bir kısmının işgal edilmiş olduğu tespit edilerek 18.02.2004 tarihli tutanak ile inşaatın mühürlendiği, akabinde 01.03.2004- 11.03.2004-23.03.2004- 30.03.2004 tarihli tutanaklar ile de mevcut mührün sökülerek inşaata devam edildiğinin ve ön cephenin yıkıldığının belirlendiği, 30/11/2004 tarihli tutanak ile de kaçak yapının belediye görevlileri tarafından yıkımının yapıldığının ve kullanılmaz hale getirildiğinin anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile daha önce yıkımı yapılan yerin enkazının kaldırılmış olduğu ve mevcut “yatırın” bakım ve onarımdan geçirildiği, sanıkların eylemlerinin sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğu belirlenmekle birlikte, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında, lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 30/11/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.