YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6809
KARAR NO : 2011/11443
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davacı kiracı tarafından 01.11.2008 gününden başlayarak kira parasının encümen kararı ile 10 yıl süre için 654.000,00 TL. olarak belirlendiğini bu miktarın fahiş olduğu ileri sürülerek indirilerek aylık 1608,00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 2475,00 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 04.11.1998 tarihli sözleşme ile 10 yıl süre ile davalı belediyeye ait taşınmazın kiralandığını ve davalının davacıya gönderdiği ihtarname ile kira akdinin yenilenmesi halinde taşınmazın 01.11.2008 tarihinden itibaren 10 yıllık kira bedelinin 654 000,00 TL olarak ödenmesinin bildirildiği ileri sürülerek kira bedelinin indirilerek tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, istenen kira bedelinin fahiş olduğu gerekçesi ile bilirkişi tarafından saptanan 2 475,00 TL aylık kira parasına hükmedilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 04.11.1998 başlangıç tarihli ve on yıl süreli yazılı kira akdinin bulunduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
HUMK’nun 8/II. maddesine göre, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli bulunduğu davalar; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut (kira) tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar olarak kabul edilmiştir.
Davalı taraf kiralananı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre davacıya kiralamıştır. Taraflar arasında on yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcuttur. Anılan kanunun 75/3 maddesinde tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır. Bu hüküm 2886 sayılı kanun ile hazine tarafından kiraya verilen taşınmazlarda sözleşme süresi sonunda sözleşmenin sona ereceğinden tahliye yöntemini düzenlemektedir. Öte yandan 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesi ile 2886 sayılı Devlet İhale kanununun 75. maddesinin Belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Davada, her ne kadar kira parasının tespiti istenilmiş ise de hukuki nitelendirme hakime aittir. Bu talep anılan yasa hükümleri gereğince sona erip kira sözleşmesindeki şart nedeniyle devamı önerilen kira sözleşmesinin “kira parası” ile ilgili şartının tayin edilmesi olarak nitelendirilmelidir. Bu haliyle dava HUMK md.8/ll de anılan kira sözleşmesine dayanan “yeni dönem kira parasının tesbiti davası” olarak kabul edilemez. Bu tür davaların müddeabihin değerine göre görevli mahkemede bakılması gerekir. Uyuşmazlığa konu kiralananın yıllık kira tutarına göre davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.