Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20889 E. 2011/1556 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20889
KARAR NO : 2011/1556
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; davalının sebepsiz yere göstermiş olduğu geçimsizlik, kavgacı tutum, olumsuz tavırlar neticesinde davacının huzursuz kalmış olması ve hırsızlık ithamıyla suçlanması nedenleriyle ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak aylık 500 YTL tedbir nafakası talep edilmiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık 250,00 TL tedbir nafakasının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.197.madde gereği ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
Dosya içerisinde bulunan Mahkemenin 2006/738 Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan ve taraflar arasında görülen boşanma davasında, davacının müşterek haneyi babası ile terk etmesi üzerine, davalının Cumhuriyet Savcılığına “ evdeki altınları davacının götürdüğüne, kendisinin bir şikayeti olmadığına, ancak ileride altınlarla ilgili iddialar olabileceğinden, altınları eşinin götürdüğünün tespitine” ilişkin yaptığı ihbarın kendisini sorumluluktan kurtarma amacına yönelik olması, davalının az da olsa kusurunun ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedilerek, evdeki eşyaların davacıya teslimine karar verildiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından da onanarak kesinleştiği görülmüştür.
O halde; bu durumda evlilik birliğini kurma görevi, açtığı boşanma davası reddedilen ve evdeki tüm eşyalar kendisine verilen davacı kadına aittir. Davacı eve dönme arzusu göstermemiş, önceki davanın temyiz dilekçesinde bir araya gelerek müşterek hayatı devam ettirmelerinin mümkün olmadığını vurgulayarak boşanma talebini yinelemiştir. Kaldı ki reddedilen boşanma davasından sonra, davalı kocanın babası, annesi ve davalının istemi üzerine halası evlilik birliğinin kurulması için gerekli girişimde bulunmuş, davacı annesinin istemediğini söyleyerek eve dönmemiştir.
Bu durumda, ayrı yaşamda haklı olduğunu ispat edemeyen davacı için yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde tedbir nafakasına hükmolunması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.