Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2018/2472 E. 2023/7557 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2472
KARAR NO : 2023/7557
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/68 E., 2015/85 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : , , …., …, …yönünden; Düzeltilerek Onama
Sanık … yönünden; Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/68 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
b. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

c. Sanıklar ….., ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
d. Sanıklar …nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
e. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 nci maddesi uyarınca uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
Sanıklar … hakkında hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde,
Sanık … hakkında hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, verilecekse kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilerek cezanın da ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine,
2. Sanığın, …’in yakalanması olayı ile hiçbir ilgisinin olmadığına,

3. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine,
İlişkindir.
C. Sanıklar … ve ….., müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut maddi delil olmadığına,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık …’ün beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Mahkûmiyet kararının dosyadaki delillere, olayın oluşumuna, usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
G. Sanık …’nin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Usulsüz dinleme kararına istinaden karar verildiğine,
3. Uyuşturucu madde ticareti ile alakasının bulunmadığına,
İlişkindir.
H. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle;
Cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.

I. Sanık …’nin temyiz sebepleri özetle;
Suç ile yakından uzaktan hiçbir ilgisinin bulunmadığına, cezayı hak edecek hiçbir davranış ya da eylemde bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İ. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
2. Suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
J. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca şüphe ötesi ve yorumdan başka herhangi bir delil bulunmadığına,
2. Yasaya ve hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
K. Sanık …’nin temyiz sebepleri özetle;
Üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine ilişkindir.
L. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Telefon görüşmesi dışında hiçbir maddi delil, tanık ve diğer sanık beyanı olmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine,
2. Eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiği,
3. Aleyhine olan fiziki takip tutanağını kabul etmediklerine,
İlişkindir.

. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle;
Kesinlikle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine ve uyuşturucu madde kullanmadığına ilişkindir.
. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle;
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine ve uyuşturucu madde kullanmadığına ilişkindir.
. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
1. Adil ve makul bir karar verilmesi gerektiğine,
2. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nin uyuşturucu madde alım satımı konusunda kurye olarak kullandığı temyiz dışı sanık …’ya “torunu al gel” demesi üzerine …’dan esrar maddesi getirmesini istediği, daha sonra 06.05.2009 tarihinde sanık … …’nın esrar temin etmek için sanıklardan … ile irtibata geçerek …’ye satmak amacı ile esrar satın aldığı, sanık …’in bu satışa aracılık yaptığı, sanıklar … ve…in uyuşturucu maddeyi almak için Mersin iline gittikleri, Tarsus’a dönmekte olduklarının anlaşılması üzerine Tarsus girişi Yeni hal kavşağında aracın durdurulduğu, …’in kullandığı aracın yan tarafında oturan…in kucağında siyah poşet içerisinde hint kenevir bitkisinin ele geçirildiği, Kadir’in üzerinde ve torpido gözünde de uyuşturucunun ele geçirildiği, sanık …’in operasyon sırasında ikametgahında yapılan aramada da yine hint keneviri bitkisi ile plaka halinde esrar ele geçirildiği, iletişim tespit tutanaklarından sanık …’in kucağında, sanık …’in kullandığı araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri …’e satmak için …’ten aldıkları,
Sanık …’ın, sanık … ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinde esrarı kayısı olarak kodlayarak kilogramını 1.200,00 TL den pazarlık yaptıkları, sanık …’ın uyuşturucu maddeyi satın almak için para ayarladığı, telefon görüşmelerinden …..’nda olduğu anlaşılan sanık …’dan esrar satın almak için buraya hareket ettiği, …..,’ın yanında eşi …’nin de olduğu, yapılan fiziki takipte Adanalıoğlu beldesi girişinde sanıklar …, … ve …’nin buluşma sağladığı, uyuşturucu
maddeyi alım satımı yapacakları sırada kendilerini takip eden polis memurlarından şüphelenerek alış verişi gerçekleştiremeden buluşma noktasından ayrıldıkları, buluşma noktası olan mezarlığın önünde yapılan kontrolde sarı renkli bir çuvalın bulunduğu, sanıkların geri gelerek çuvalı alabileceği düşünülerek belli bir müddet beklendiği, sanıkların geri dönmemesi üzerine yapılan incelemede çuvalın içerisinde hint keneviri bitkisinin ele geçirildiği, …’ın yakalanmasının yapıldığı sırada ev aramasında hint keneviri bitkisinin ele geçirildiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri,
27.08.2009 tarihinde açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen … isimli bir şahsın sanık …’ı arayarak …..,. isimli arkadaşının 1.500,00 TL değerinde esrar satın almak istediğini söylediği, 28.08.2009 tarihinde sanık … ile …..,’nin yaptığı telefon görüşmesinden buluşmak için anlaştıklarının anlaşılması üzerine fiziki takibe başlandığı, araçla gelen …’ın, Muğla ilinden gelen …..,.’yi alarak ikametine götürdüğü, …..’nin uyuşturucuyu satın aldıktan sonra Tarsus otogarına geleceği düşünülerek otogarda yapılan kontrolde …..’nin çantasında …’den satın aldığı esrar ile yakalanmak suretiyle sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği,
Sanık …’ın, diğer sanık … ile sürekli birlikte olduğu, uyuşturucu madde alımı için gittiği yerlere …’ı beraberinde götürdüğü, ona kuryelik yaptırdığı, 02.09.2009 tarihinde aralarında yaptıkları telefon görüşmesinde sanıkların tedirgin bir şekilde konuşmaları üzerine kolluk kuvvetlerince takibe alınan …’nin otosunda … ile birlikte seyir halinde olduklarının görüldüğü, bir süre sonra …’ın polis ekiplerini fark ederek aracı ile beraber gözden kaybolduğu, bu sırada …’ın telefonla …’ı arayarak sen nerdesin polisler yanında mı polisler benim yanıma geldi sen ne arıyon bir şey mi var polisler senin de yanına gelebilir; …’in ise tamam ben arabaya biniyom eve gidiyorum demesi üzerine …’ın, … ile tekrar buluşmak için … mahallesinde bulunan evine gideceğinin değerlendirildiği, sanıkların somut bir delille yakalanmasının mümkün olmadığı, 29.09.2009 tarihinde saat: 09:01 sıralarında yapılan telefon görüşmelerinde, … işin bittimi gelirsin bu yana işte he he gelirsen getir he, …’ın tamam demesi üzerine …’ın kendi ikametinde sürekli arama olduğu için esrarı …’ın ikametinde sakladığı ve yaptığı bu görüşmeden de …’ın esrardan bir miktar getirmesini istediği değerlendirilerek, …’in ikametinde yapılan aramada esrarın ele geçirildiği, bu suretle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri,
Sanık …’ın, …., ….., ve … isimli çocuklara uyuşturucu madde sattığı, 03.11.2009 tarihinde …..,Lisesi önünde satın aldıkları bu uyuşturucuyu kullandıkları sırada durumu fark eden kolluk kuvvetlerince yakalandıkları, sanık …’ın satmış olduğu hint keneviri bitkisinin ele geçirildiği, her üç çocuğun da ifadesinde uyuşturucuyu cono tabir edilen bir şahıstan satın aldıklarını belirterek 03.11.2009
tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre sanık …’ı teşhis ettikleri, bu suretle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği,
Sanıklar … ile …’ın 23.04.2009 tarihinde saat: 19:39 sıralarında yapmış oldukları telefon görüşmesinde …’ın, …’a kirve sabah 05:30’da hazır ol he demesi üzerine sanıklar …, … ve…..,’ın ticari amaçla uyuşturucu madde satın almak için Hatay iline gitmek üzere hazırlık içerisinde olduklarının değerlendirildiği, yapılan iletişim tespitlerinde ve bu iletişimlerin sinyal bilgilerinden sanıklar … ve …’in bu amaçla Hatay ili Belen ve Kırıkhan ilçeleri civarında bulunduğunun tespit edildiği, sanık …’in ise Tarsus ilçesinde diğer sanıkları beklediğinin anlaşıldığı, sanıkların suç üstü yakalanması amacıyla 24.04.2009 tarihinde Tarsus ilçesi giriş noktasında kolluk kuvvetlerince güvenlik tertibatının alındığı, Tarsus üzümlü kavşağı üzerinde yapılan uygulamada sanıklar …, … ve …ın araç içerisinde olduklarının anlaşıldığı, sanıkların üzerlerinde ve bu otomobilde yapılan aramada aracın bagaj kısmında stepne tekerinin bulunduğu yerde satışa hazır vaziyette kubar esrar ele geçirildiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri,
Sanıklardan …’ın, diğer sanık … ile 07.06.2009 tarihli saat: 12:59’da yapmış olduğu telefon görüşmesinde sanık …’nin Kayseri ilinden Adana iline gelen kişilerin esrar almasına aracılık ederek sanık …’ın bu kişilere esrar satmasını istediği, uyuşturucu madde satın almak amacıyla Adana’dan, Tarsus’a gelecek olan …’in, sanık …’dan …’ın telefon numarasını alarak … ile görüştüğü, bu görüşmeden uyuşturucu madde satın almak amacıyla Tarsus’a geleceğinin anlaşıldığı, 07.06.2009 tarihinde Tarsus ilçesine gelen …’in, … ile buluşamadığı, irtibatı sağlayamadıkları, uyuşturucu maddenin satın alınabilmesi için sanık …’un irtibatı yeniden sağladığı, uyuşturucu madde ticaretinde sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın birlikte hareket ettikleri, uyuşturucu madde satın almaya gelen … ile Yeşilmahalle D-400 Karayolu kenarında bulunan Eski ….., Lokantası arkasında buluşmayı planladıkları, bu plan doğrultusunda sanık … ile …’in Yenimahallede buluştukları, …’ın da olay yerinde olduğu, sanık …’ın, sanık …’e satacağı uyuşturucu maddeyi sanıklar … ve …’tan satın almayı planladığı, buluşma noktasına bu sanıkların da geldiği, kolluk kuvvetlerince yapılan fiziki takibe göre sanıkların hep birlikte D-400 Karayol kenarındaki Eski Kervan Lokantasının arkasındaki sazlık alana girdikleri, yaklaşık 30 dakika sonra …’ın sazlıktan çıkarak araca binerek Adana istikametine hareket etmesi üzerine bu araçta olacağı düşünülerek araç durdurulmuş, yapılan aramalarda sanığın üzerinde ve ikametgahında hint keneviri bitkilerinin ele geçirildiği, bu uyuşturucu maddenin ileride ticareti yapılacak olan uyuşturucunun numunesi olduğu, … hakkındaki soruşturmanın Tarsus Cumhuriyet
Başsavcılığının 2009/5661 nolu dosyası üzerinden yürütülerek sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davasının açıldığı, ancak telefon görüşmeleri ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde …’ın da uyuşturucuyu ticari amaçla satın almış olduğunun kabulünün gerektiği, esrarın temin edilmesinde sanık …’ın etkisiz kaldığı, sanık …’ın esrar temin etmek için buluştukları, sanık …’in yanından ayrılarak sanık … ile yüz yüze görüşmeye gittiği, bu sırada sanık …’in, …’ı beklediği, sanık … ile sanık … arasında geçen 07.06.2009 tarih saat:23:01:03 deki görüşmede …’nın …’ın esrar ile yakalandığını, telefonların dinleniyor olabileceğini, satışı yapılacak uyuşturucunun da yakalanabileceğini üstü kapalı bir şekilde söyleyerek … ‘dan telefonu kapatması ve görüşme yapmamasını istediği, ertesi gün 08.06.2009 tarihinde sanık …’in …’ı arayarak uyuşturucu satın almak için dünkü yerde buluşmak istediği, sanık …’ın da …’i kendi evine yakın olan … Mahallesindeki caminin yanına çağırdığı, kolluk kuvvetlerinde yapılan fiziki takipte sanıklar … ile …’in … Mahallesi içerisinde bir kahvehanede oturdukları, bir süre sonra yakalanıp serbest bırakılan sanık …’ın da yanlarına geldiği, sanıkların daha sonra kahvehaneden ayrılarak birlikte …’ın ikametgahına gittikleri, bir müddet sonra da tekrar … Mahallesindeki aynı kıraathaneye geri döndüklerinin tespit edildiği, sanıkların kıraathanede bir müddet daha oturduktan sonra ayrıldıkları, ancak izlerini kaybettirdikleri için fiziki takiplerinin gerçekleştirilemediği, bu aşamada 08.06.2009 tarih saat:13:12:23 de sanık … ile sanık … arasında geçen telefon görüşmesinden …” buyur kel baba”, … ” ne yapıyon … abi”, … “oturuyorum”, … “arabayı sattınız mı”, … “heye”, … ” haa kaça verdiniz”, … ” daha belli bişey yok görüşürük sonra”, … “yani verdiniz değil mi gitti”, … ” heye heye”, … “iyi tamam abi görüşürüz” dediği, bu görüşmelerden kolluk kuvvetlerinin fiziki takibinden kurtuldukları sırada sanık …’ın sanık …’tan satın aldığı esrar maddesini sanık …’e sattığı anlaşılmakla sanıklar …..,, …., …, … ve …..,’un üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri,
12.10.2009 tarihinde gizli soruşturmacılar kullandıkları otomobil ile … mahallesi 0668 Sokağa teklif halinde güven alımı yapmak üzere giriş yaptığı, bir süre hedeflenen sokaklar üzerinde seyir halinde gezdikten sonra 0687 Sokak üzerinde durdukları, bu sırada sokağın sağında iki katlı, fıstık yeşili evin balkonunda oturan üç bayanın arasından sanık …’ın gizli soruşturmacılara ne aradıklarını sorduğu, aralarında geçen diyalog sonucunda …’ın kızı …’ı gizli soruşturmacıların yanına gönderdiği, Kumru’nun gizli soruşturmacının elinde bulunan 10,00 TL parayı alarak ayrıldığı, bunun üzerine sanık …’ın gizli soruşturmacılara ileride beklemelerini, kızının esrar maddesini
getireceğini söylediği ve gizli soruşturmacının gelerek sağ elinde bulundurduğu kitap yaprağına sarılı, esrar maddesini gizli soruşturmacıya vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği,
19.10.2009 günü saat 16:00 sıralarında gizli soruşturmacıların kullandıkları araç ile sanıkların teklifi halinde güven alımı yapmak üzere … Mahallesi 0687 Sokağa giriş yaptıkları, bir süre hedeflenen sokaklar üzerinde seyir halinde gezdikten sonra 0687 Sokak üzerindeki kırmızı renkli iki katlı bir bina önünde park halinde duran bir aracın içerisindeki bazı sanıkların sanık … ile konuştuklarını gördükleri, bu sırada sanık …’in kendilerine doğru yönelmesi üzerine gizli soruşturmacıların araçlarını yol kenarında durdurdukları, kısa bir görüşmeden sonra …’e uyuşturucu madde alımı için 10,00 TL para verdikleri, sanık …’in gizli soruşturmacıların yanından ayrılarak arka tarafta bulunan 2 katlı eve girdiği ve tekrar döndüğünde elindeki kareli defter kağıdına sarılı paket içerisinde bulunan esrar maddesini gizli soruşturmacıya vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği,
20.10.2009 tarihinde saat:15:09 sıralarında gizli soruşturmacıların kullandıkları araç ile sanıkların teklifi halinde güven alımı yapmak üzere … mahallesi 0687 Sokağa giriş yaparak bir süre hedeflenen sokaklar üzerinde seyir halinde gezdikleri, 0687 Sokak üzerinde araç seyir halinde iken sanık …’in gizli soruşturmacıları fark ederek dikkatli bir şekilde etrafı kolaçan etmek suretiyle, onların yanlarına doğru yönelmesi üzerine gizli soruşturmacıların aracı kenara çekerek durdurdukları, sanık …’in aracın sağ ön kapısına gelerek başı ile … verdiği, aralarında geçen diyalog sonucunda gizli soruşturmacılara 10,00 TL para karşılığında 2 küçük paket halinde esrar maddesi vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği,
10.11.2009 tarihinde saat:15.30 sıralarında gizli soruşturmacıların kullandıkları araç ile sanıkların teklifi halinde güven alımı yapmak üzere … mahallesi 0687 Sokağa giriş yaptıkları, bir süre hedeflenen sokaklar üzerinde seyir halinde gezdikten sonra 0664 nolu Sokak üzerinde seyir halinde iken aynı sokak üzerinde bila sayılı kapı önünde sanık …’nin ne gezip duruyorsunuz ne arıyorsunuz demesi üzerine araçla bu sanığın yanına yaklaşarak durdukları, gizli soruşturmacılar ile aralarında geçen diyalogda sanık …’nin kendisinde esrar maddesinin olduğunu ve satabileceğini söyleyerek, karısı olan diğer sanık …’ye esrar maddesini getirip gizli soruşturmacılara vermesini söylediği, sanık …’nin elinde bulunan 1 adet çizgili kağıda sarılı esrar maddesini gizli soruşturmacıya vererek karşılığında 10,00 TL para almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği,
12.11.2009 tarihinde saat:15:30 sıralarında kullandıkları araç ile sanıkların teklifi halinde güven alımı yapmak üzere … mahallesi 0687 Sokağa giriş yaptıkları, bir süre hedeflenen sokaklar üzerinde seyir halinde gezdikleri, 0664 nolu Sokak üzerinde seyir halinde iken bila sayılı kapı önünde sanıklar
… ve …’yi gördükleri, bu sırada …’nin kendilerine doğru yönelmesi üzerine aracı durdukları, sanık …’nin araca yaslanarak … verdiği, daha sonra sanık …’nin de aracın yanına geldiği, yapılan görüşmeden sonra …’ın, …’den esrar maddesini getirerek teslim etmesini istediği, …’nin de gizli soruşturmacıdan 10,00 TL karşılığında 2 paket esrar maddesini vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği,
Gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık …’in savunmasında duruşmadan vareste tutulmak istediğine dair bir beyanının bulunmadığı, UYAP’tan yapılan araştırmaya göre karar duruşmasında başka suçtan sanığın Tarsus (Kapatılan) C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın hükmün açıklandığı duruşmada hazır olmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 nci maddeleri gereği, duruşmadan bağışık tutulmayan ve hükmün açıklandığı celse tarihinde yargılamanın yapıldığı yargı çevresi içinde ceza infaz kurumunda olan sanık hazır edilmeden, sanığın yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibariyle temyiz incelemesine konu uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayini gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, yine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında “hüküm kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği dikkate alındığında;
a) Hüküm tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıklar …, ….., …, …., …., …, …, …., …’in savunma hakkının kısıtlanması,
b) Karar celsesinde sanık … müdafiinin duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yokluğunda, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde
karar verilerek sanık …’in savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanık …’in 03.10.2012 tarihli celsede müdafii bulunmaksızın savunmasının alındığı ve vekaletnameli müdafii huzurunda savunmasının alınmadığı, karar celsesinde de müdafiinin duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından, sanık müdafii huzurunda ifadesi alınmadan ve sanık müdafiinin yokluğunda, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde karar verilerek sanık …’in savunma hakkının kısıtlanması,
d) Sanık …’ın müdafii bulunmaksızın savunmasının alındığı, müdafii huzurunda savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, görevlendirilen zorunlu müdafi huzurunda sanık savunması alınmadan yargılama devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde karar verilerek sanık …’ın savunma hakkının kısıtlanması,
e) Sanık …’ın 12.07.2010 tarihli celsede müdafii huzurunda savunması alınmışsa da, 01.02.2011 havale tarihli dilekçesi ile müdafiinin vekillikten çekildiği, 03.02.2011 tarihli celsede sanığın bu durumdan haberdar edildiği, 28.06.2014 tarihinden itibaren yeni bir müdafii görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek müdafii yokluğunda karar verilerek sanık …’ın savunma hakkının kısıtlanması,

f) Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisi adına savunma yapılırken diğer sanık yönünden savunmada zaafiyete düşüldüğü takdirde aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken, aralarında menfaat çatışması bulunan sanık … ile temyize gelmeyen diğer sanık …’nın aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 152 inci maddelerine muhalefet edilmesi ve ayrıca karar celsesinde de müdafiinin duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yokluğunda, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek karar verilmek suretiyle sanık …’nin savunma hakkının kısıtlanması,
3. Hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararlar, kararlara dayanak teşkil eden talep yazıları ile Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.09.2009 tarihli 2009/734 D.İş sayılı kararı, 06.05.2009 tarihli olay tutanağı, Tarsus 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarih ve 2009/360 D.İş sayılı kararı, 27.08.2009 tarihli olayla ilgili olarak hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ……,’dan
ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu ve fotoğraf teşhis tutanağının, 12.10.2009, 19.10.2009, 20.10.2009, 10.11.2009 ve 12.11.2009 tarihli güven alımı ve kimlik tespitine ilişkin tutanaklar, sanıkların ikametlerinin aranmasına ilişkin karar aslı veya onaylı sureti denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmadan onaysız fotokopi evraka dayanılarak karar verilmesi,
4. Hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararların dayanağını teşkil eden araştırma tutanakları, 27.08.2009 tarihli olayla ilgili hakkında kullamak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …..,.’nın yakalanması olayına ilişkin olay tutanağı, …..,.’nın ifade tutanağı, sanık …’in 29.09.2009 tarihinde ikametinde yapılan aramaya dayanak teşkil eden karar, ev arama tutanağı ile ifade tutanağı, sanık …’in sorumlu tutulduğu 03.11.2009 tarihli olaya ilişkin olay tutanağı, ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu ve haklarında kullanmak için ayrı soruşturma yürütülen …., ….. ve …’in ifade ve fotoğraf teşhis tutanakları, sanıklar …, …, … ve …ın sorumlu tutulduğu 24.04.2009 tarihli olaya ilişkin olay tutanağı ve ifade tutanakları, …, …, …, …, …’ın sorumlu tutulduğu olaya ilişkin olay ve ev arama tutanağı, ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun ve ifade tutanaklarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneği getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5. Dosya içerisinde bulunan 07.01.2010 tarihli ifade tutanağı incelendiğinde, kimlik kısmında …’ın ismi ve kimlik bilgilerine yer verilmesine rağmen, imza kısmında sanık olarak …’in ismi yazıldığı ve yine 21.12.2009 tarihli ifade tutanağı incelendiğinde, kimlik kısmında …’nin ismi ve kimlik bilgilerine yer verilmesine rağmen, imza kısmında sanık olarak …’nin ismi yazılması suretiyle çelişkiye düşülmesi, bu çelişki giderilmeden ve hangi sanığa ait olduğu tespit edilmeden eksik inceleme ile hükme esas alınması,
6. Hükme esas alınan iletişim tespit çözüm tutanaklarının (tapelerin) denetime imkan verecek şekilde aslı veya onaylı örneklerinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, iletişim tespit tutanaklarının asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sanıklar …, ……, ……, …, ……, …, …, …, …, …, …, ….., …, …, ….., ve ……,’ye okunup diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendilerine ait olmadığını söylemeleri durumunda ses örneklerinin alınarak telefon konuşmalarının söz konusu sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşu ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre delillerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden
eksik araştırma ile hüküm kurulması,
7. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira olay tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine 5271 sayılı Kanun’un “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanıklar …,…., … ve … hakkında teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir kararın bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve bu madde uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …..,, … ve …’ye isnat olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş olması ve 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Uyuşturucu” ibaresini “Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu” şeklinde değiştiren düzenlemenin somut olaydaki suç tarihi itibarıyla henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle, mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesi uyarınca “gizli soruşturmacı” görevlendirilmesine karar verilmesi hukuka uygun olmayıp, alıcı rolüne girerek sanıklardan uyuşturucu madde satın alan kamu görevlilerinin kolluk görevlisi olmaları durumunda gizli soruşturmacı değil “gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi” olarak kabul edilmeleri gerekmektedir.
Suçun sübutunun tespiti için sanıklar …, …., … ve …’den uyuşturucu madde alma – temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, “gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlileri” olduklarının tespiti hâlinde, adli kolluk görevlisi de olsa delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (e) bendi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun ek 6 ncı maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmesi halinde ele
geçirilen delillerin hükme esas alınabilecek olması ve Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250 maddesi ile görevli) 2010/78 Esas sayılı dosyasında 27.09.2010 tarihli celsesinde mahkemece yapılan gözlemde sanık …’ün sorumlu tutulduğu 12.10.2009 tarihli olayla ilgili olarak görüntülerdeki kişinin huzurda bulunan … olmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında;
a. Sanıklar …,, … ve … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneği getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususunun gözetilmemesi,
b. 12.10.2009 tarihli olayla ilgili olarak yaş küçüklüğü nedeni ile hakkında ayrı soruşturma yürütülen … hakkındaki soruşturmanın akıbeti araştırılarak dava açılması ve derdest olması halinde davaların birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınarak delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Suç konusu olaydaki şahısların sanıklar …, ….., … ve … olup olmadığına, olayın ne şekilde gerçekleştiğine, sanıkların eylemlerine, sanıklarla tanışma, irtibat kurma ve alışveriş hususlarının ayrıntılı bir biçimde belirlenmesi amacıyla tutanak mümzilerinden yeteri kadarının somut olaylara ilişkin tanık olarak dinlenmeleri gerektiğinin gözetilmemesi,
d. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanık …’dan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım – satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden gizli soruşturmacı ile ilk alışveriş sonrası yapılan alışverişin zincirleme olarak işlendiğinin kabul edilerek, sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılırken fazla ceza tayin edilmesi,
8. Sanık …’ın mahkûmiyet hükmüne esas alınan olayla ilgili olarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/5661 sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılarak dava açılması ve derdest olması halinde davaların birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması ve sonucuna göre sanık … hakkında mükerrir dava olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
9. Sanıklar …, …, … ve …ın sorumlu tutulduğu 24.04.2009 tarihli olayla ilgili olarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/4084 sayılı dosyasında soruşturma işlemlerinin
yürütüldüğü anlaşılmakla; söz konusu dosyanın akıbetinin araştırılarak dava açılması ve derdest olması halinde davanın birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması ve sonucuna göre mükerrir dava olup olmadığını hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
10. 29.09.2009 tarihli olaylarla ilgili olarak ayrı bir soruşturma dosyası olup olmadığı araştırılarak, olması halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen karar örneği ile dava açılması ve derdest olması halinde davaların birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması ve sonucuna göre sanık … hakkında mükerrir dava olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
11. Sanık …’in adli sicil kaydı incelendiğinde, tekerrüre esas alınan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/10 Esas, 2001/46 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi 28.09.2001, yerine getirme tarihi 14.04.2004, cezanın 8 yıl 4 ay hapis, uyarlama yargılaması neticesinde 4 yıl 2 ay hapis cezası olduğu, ilgili mahkeme ile yapılan yazışma neticesinde ilama konu cezanın bihakkın tahliye tarihinin 09.02.2005 olduğunun anlaşılması karşısında;
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlardan dolayı tekerrür hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, mahkeme ile gerekli yazışmaların yapılarak ilamların kesinleşme ve yerine getirme tarihleri kesin olarak tespit edilerek ve sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlar da incelenmek suretiyle sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ek kararın kesinleşme tarihi dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/68 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar …, …., …, …, ……, …, …., …, … ve ……,, sanık … müdafii, sanıklar … ve ……, müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.