YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20782
KARAR NO : 2011/2338
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Asıl dava dilekçesinde 3.590 TL alacağın ve birleşen davada 1.833 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, birleşen davada ise; 1.833 TL’nın davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı … tarafından (kiralayan) davalı … (kiracı) aleyhine açılan alacak davasında (asıl davada) davalının davacıya ait evde kiracı olarak otururken 18.04.2008 tarihinde tahliye ettiğini tahliye sonrasında dava konusu evde Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla delil tesbitinde bulunulduğunu tesbit sonucunda 6 adet kapının davalı tarafından yerinden sökülüp götürüldüğünü, mutfak tezgahının kullanılmaz hale getirildiğini, boya badanasının yıpranmış olduğunun ve ayrıca şohbeninde davalı tarafından sökülerek götürüldüğünün tesbit edilerek bu hususlarlar ilgili 1.840 TL zararın oluştuğunun belirlendiğini ve ayrıca tahliye öncesinde davalının 2007 yılı Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ve 2008 yılı Ocak-Şubat-Mart ayları toplam 1.050 TL kira parasınıda ödemediğini ileri sürerek tesbit giderleri ile birlikte toplam 3.340 TL’nın davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Birleşen … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/262 E.sayılı davacı kiracı … tarafından davalı kiralayan … aleyhine açılan davada ise; dava konusu evi tahliye etmeden önce 2006 yılında eve doğalgaz bağlattığını bu nedenle de 1.250 TL kombi altyapı bedeli, 303 TL doğalgaz abonelik ücreti ve 280 TL’de tamirat tadilat bedeli ücret toplam 1.833 TL masraf yaptığını, bu bedelin davalı tarafından kendisine ödemediği ileri sürülerek 1.833 TL’nın davalıdan (kiralayandan) tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile 3.329 TL’nın davalı kiracıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı (…) tarafından asıl ve birleşen dava yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, asıl dava yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin hükmün Onanmasına,
Birleşen dava olan davacı kiracı …’in açtığı alacak davası yönünden ise; asıl dava 11.07.2008 tarihinde açılmıştır. Davacı kiracı … birleşen davayı 05.02.2009 tarihinde … 2.Sulh Hukuk Mahkemesine açmıştır.
Asıl davanın açıldığı … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin yargılama aşaması olan 12.03.2009 tarihindeki celsede davalı … tarafından, … 2.Sulh Hukuk Mahkemesi davasının asıl dava ile birleştirilmesi istenmiş, asıl davanın görüldüğü … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.06.2009 tarihli celsesinde de bu birleştirme talebi reddedilmiştir.
Davalı kiracı …’in açmış olduğu … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.06.2009 tarih ve 2009/263E.-2009/647 K. sayılı ilamıyla da bu davanın (kiracının açtığı) asıl dava olan … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş, birleşen bu dosya asıl davanın görüldüğü … 1.Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
14.02.1992 tarih 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, “Bir yargı çevresinde aynı düzeyde aynı sıfat ve görevle kurulmuş bulunan mahkemeler davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır” Buna göre aynı mahkemece yargılamanın her aşamasında taleple veya re’sen mahkemelerce birleştirme kararı verilebilir. Bu haldeki birleştirme kararları nihai karar olmadığından yalnız başına temyiz edilemez. Esas karar ile birlikte temyiz yoluna başvurabilir.
Somut olayda, aynı mahkeme niteliğinde bulunan … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu birleştirme kararı birleştirilen (asıl davanın mahkemesi) … 1.Sulh Hukuk Mahkemesini bağlar. Bu durumda birleştirilen mahkemece (… 1. Sulh Hukuk) birleşen davanın (… 2.Sulh Hukuk) esasa kaydedilerek birleşen dava ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken birleşen davanın açıkta bırakılması doğru görülmemiş, birleşen dava yönünden hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.