Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8770 E. 2011/13366 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8770
KARAR NO : 2011/13366
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3445 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalılardan …’in müvekkili olan davacıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, diğer davalı …’nın ise kira sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, davalıların taşınmaza ilişkin kira ve ortak gider borçlarının bulunduğunu, 3445 TL. alacağın davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … savunmasında, BK.’nun 493. maddesi gereğince davanın süresinde açılmadığını ifade etmiştir.
Yargılama sırasında, davacı taraf, davalılardan kiracı yönünden davayı atiye bırakmış, diğer davalı kefil yönünden ise davaya devam etmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 4.11.2009 tarihinde tahliye edildiği, akdin 14.12.2009 tarihinden itibaren yenilenmediği, bu tarihten itibaren bir ay içinde dava açılması gerektiği, davanın BK.’nun 493. maddesi gereğince bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılmış bulunan kira sözleşmesi 15.12.2008 tarihli olup, bir yıl sürelidir.
Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde, “Kefilin kefaleti müşterek ve müteselsil olup, kefaletin 10 yıl süre ile devam edeceği ve ödenmeyen borçların 10.000 TL.’dan kefilin sorumlu olacağı“ hususu düzenlenmiştir. Taşınmaz ise 4.11.2009 tarihinde tahliye edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.10.2002 gün 2002/19-866 E. Ve 2002/845 K. sayılı uyarınca, BK.’nun 493. maddesi emredici nitelikte bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinin özel şarlarında yazılı bulunan yukarıdaki hüküm ile kefil olan davalı kendisini kefaletten kurtulma olanağı veren haklarından peşinen feragat ederek, kefaletin 10 yıl süre ile devam edeceğini kabul ettiği, aralarında geçerli bir sözleşmenin mevcut olduğu, davalı kefilin tek taraflı olarak kefaleti geri alamayacağı ,akdin sona ermesine rağmen kefaletin devam etmekte bulunduğu, bu nedenle de dava konusu borçtan sorumlu olacağı mahkemece gözetilerek usulü dairesince bir karar verilmesi gerekirken, BK.’nun 493. maddesindeki bir aylık hak düşürücü süreden bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.