YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1250
KARAR NO : 2023/8145
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/166 E., 2016/277 K.
SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören maliye Hazinesi vekilinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve katılma iradesini açıklamış sayılacağından 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; katılma talepleri olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekirken eksik ve yetersiz gerekçeyle beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın Dikili İlçesi … Mahallesinde yer alan tescil harici yer içerisinde kalan araziye 129, 50 m/tül alanını tel çit ile çevirerek ve 113,48 m2 alanında tek katlı yığma yapı yaparak tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnameye yönelik;
Sanığın, kaymakamlığın izni ve muhtarlığın kararı ile suça konu yerlerinin kullanımına sahip olduğu, resmi makamlara güvenerek kullanması nedeniyle sanığın suç kastı ile hareket ettiğinin düşünülemeyeceğinden mahallinde teknik bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesine yönelik Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
B. Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerine yönelik;
1. Tüm dosya kapsamına göre, gelen muhtarlık cevabi yazısından 10.09.2013 tarih 1963/49 sayılı köy kararı ve 14.09.1963 tarihli kaymakamlık oluru ile muhtarlığa ihtiyaç sahiplerine bedel karşılığı yer verme yetkisi verildiği, tanıkların beyanları ile sanığın göçmen olarak gelip … Mahallesine yerleştiğine dair savunmasının örtüştüğü, sanığın geldiği 1990’lı yıllar itibariyle sanığa yer verildiğine dair Muhtarlık tarafından verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı ancak aynı yıllara tekabül eden ve benzer şekilde aynı yere yerleştiği incelenen diğer dosyalarda görüldüğü, keşif ve bilirkişi raporuna göre, sanığın evinin bulunduğu yerde diğer köylülerinde tescil harici bırakılan yerlerde çok sayıda, birbirine yakın ve aynı tipte bahçeli köy evlerinin bulunduğunun tespit edildiği, sanığın, kaymakamlığın izni ve muhtarlığın kararı ile resmi makamlara güvenerek suça konu yeri kullandığı anlaşıldığından suç işleme kastı olmayan sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli kararında katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.