YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27160
KARAR NO : 2013/1703
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 4.684,36 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekili hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğundan, tebliğnamadeki temyiz talebinin reddine ilişkin (1) nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Haksız olarak yakalanıp bir süre tutuklu kalan davacının, tazminat istemine dayanak olarak gösterdiği Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2004 gün ve 2003/107 esas, 2004/64 sayılı kararı ile Suç işlemek için teşekkül oluşturmak, Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraet kararının bir kısım sanık müdafiileri ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 18/01/200110.11.2008 gün ve 2005/18951 esas, 2008/9506 sayılı ilamı ile davacı da dahil olmak üzere bir kısım sanıklar yönünden atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına, davacının (sanığın ) üzerine atılı Suç işlemek için teşekkül oluşturmak ve Nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraet hükümleri yönünden ise, yapılan değerlendirme sonucu isnat olunan suçların kanun maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi oldukları, sanıkların sorgusunun yapıldığı 09.10.2003 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin bulunmadığı ve inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
18.06.2009 tarihli naip hakim raporuna göre davacının sadece dolandırıcılık suçundan Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.01.2003 tarih ve 2003/52 Müt. sayılı kararı ile tutuklu kaldığının anlaşılması ve haksız tutuklama tarihinde yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında belirtilen tazminat isteme koşullarının davacı yönünden oluşmadığı gözetilmeden davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile davacı lehine tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.