YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7161
KARAR NO : 2013/1056
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 50/a, 52/4, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 216/3. maddesinde son sözün hükümden önce hazır bulunan sanığa verilmesi gerektiğinin düzenlenmiş bulunması karşısında; son sözün sanık müdafii yerine katılan vekiline verilmiş olması, bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Otobüs sürücüsü sanığın; gündüz vakti, yerleşim yeri sınırları dahilinde, iki yönlü, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, hafif virajlı ve eğimsiz 7 metre genişliğindeki caddede seyir halindeyken, yolun karşısına geçmekte olan yayaya çarpması şeklinde gelişen olayda; trafik kazası tespit tutanağında çarpma noktasının belirtilmemesi, çizilen krokide, kaza sonrası duruşa geçen otobüsün sağ arka kesimi sabit nokta kabul edilerek yapılan ölçümde, yaya geçidi 12,8 metre, yaya geçidi yaklaşım levhası 35,6 metre geride gösterildikten sonra, tutanağın ön sayfasında, yaya geçidi yaklaşım levhasının kaza noktasına uzaklığının 35,6 metre olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, çarpmanın yaya geçidi üzerinde meydana geldiğinin kabul edilemeyecek olması; ancak, aynı tutanakta, çarpma yaya geçidi üzerinde gerçekleşmiş gibi, sanığa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 74/1. maddesinde belirtilen “…trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” ; ölen yayaya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/b-3 maddesindeki “Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak, zorundadırlar.” kurallarını ihlalle kusur izafe edilmiş olması, katılan vekilince duruşmada hazır edilen tanıklardan …’in yayanın yaya geçidi üzerinden geçmediğini; Enis Kutlu’nun ise yaya geçidindeki beyaz çizgilerin bittiği noktada çarpmanın meydana geldiğini beyan etmeleri, sadece taraf vekillerinin hazır olduğu keşfe dayalı olarak düzenlenen 15.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda, yayanın yaya geçidinden geçmediği ifade edildiği halde, sanığa asli kusur izafe edilmesi, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 18.05.2009 tarihli raporunda ise çarpmanın yaya geçidi üzerinde ya da yakın mesafede bulunan yaya geçidi dışında gerçekleşmiş olması ihtimallerine göre alternatifli rapor tanzim edilmiş olması karşısında, sanık, trafik kazası tespit tutanağını düzenleyen jandarma görevlileri ve tanıklar hazır olacak şekilde, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapıldıktan sonra, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan ya da karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, olayın meydana geliş şekli kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten, tarafların kusur durumu ve derecesi saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.