Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/12252 E. 2011/13445 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12252
KARAR NO : 2011/13445
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde idare mahkemesi kararının uygulanmaması nedeni ile 5.000.00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı … yönünden feragat nedeni ile reddi, diğer davalı … yönünden davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, İdare Mahkemesi tarafından hakkında verilen disiplin cezasının iptal edildiği halde davalıların 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 28. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde uygulamadıklarını, kararın temyiz edilmiş olmasının uygulanmasına engel olmadığını, soruşturmayı yapan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı davalı …’ın taraflı ve yaklaşık (1) yıl gibi uzun bir süreye soruşturmayı kasten yayarak baskı altında tuttuğunu, davalılar İl Milli Eğitim Müdürü … ile Müdür Yardımcısı …’ın mahkeme kararının uygulanmasını gözetip denetlememeleri ayrıca mahkeme kararını keyfi olarak uygulamamaları nedeniyle uğradığı 5.000,00 lira manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise görevlerini yerine getirdiklerini, bir üst göreve tayin ve terfiye engel bir durumun bulunmadığından davacının mağdur olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 liranın tahsiline karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; okul müdürü olarak görev yapan davacının bir öğretmene hakaret etmesi nedeni ile 657 Sayılı Yasa uyarınca hakkında “kınama” cezası verilmiş idare mahkemesi tarafından davacıya 1702 Sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkındaki Yasa uyarınca “ihtar ve tevbih” cezası ile cezalandırılması gerekirken yargı yolunun kapatılması amacı ile 657 Sayılı Yasa uyarınca ceza verilmesi nedeni ile disiplin cezası iptal edilmiştir. İdare Mahkemesi kararı temyiz edildiğinden henüz kesinleşmemiştir. Karar, davalı İl Milli Eğitim Müdür yardımcısı …’a Milli Eğitim Müdürlüğü’ne üç gün vekaleten baktığı dönem içinde tebliğ edilmiştir. Davalı Milli Eğitim Müdürü …’nın kararın kesinleşmesini beklemeksizin tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde kararın uygulanmasını sağlamadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda davalının kasıtlı hareket ettiğinin sabit olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 2.000 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.