Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/7247 E. 2013/1066 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7247
KARAR NO : 2013/1066
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeyle karar verildiğine, kusur durumuna, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Oluşa ve kabule göre; geceleyin, aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri sınırları dahilinde, hızını mahal şartları ve far ışığı altındaki görüşüne uydurmadan seyir ederken, sola hafif dik virajlı yol bölümünde direksiyon hakimiyetini kaybederek, devrilen motosikletinin arkasında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, tek taraflı ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında, 2 yıl ile 6 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, TCK’nın 61/1. maddesinde öngörülmeyen “sanığın kişiliği, duruşmalardaki tutum ve davranışları ve izlenen yapısı, savunmalarındaki samimiyetsizlik” şeklindeki gerekçelere de dayalı olarak, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, adalet ve hakkaniyete uygun düşmeyecek biçimde 5 yıl temel hapis cezası belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 62 ve 50. maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği gözetilmeden, görgü tanığı bulunmayan kazanın hemen ardından olay yerini terk ederek olayın delillerinin kaybolmasına sebebiyet vermeyip, hatır taşımacılığı kapsamında aracına binmiş olan ölen için ambulans çağıran, olay tarihinden itibaren
tüm aşamalarda olayı oluşa uygun şekilde anlatarak mahkemeye yardımcı olan, savunmasında olaydan dolayı üzgün ve pişman olduğunu ifade eden, dört oturum süren duruşmanın üç oturumunda müdafii ile beraber hazır bulunan ve dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen sanığın olumlu kişilik özelliklerine, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen, kanundaki ifadeleri aynen tekrar ederek ve ayrıca kanunda yer almayan gerekçelere de dayalı olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62 ve 50. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.