Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/13228 E. 2010/16208 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/13228
KARAR NO : 2010/16208
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

Basit yaralama suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Gebze Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2008 tarihli ve 2008/401 esas, 2008/629 sayılı kararını müteakip, Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 08/04/2010 tarihli ve 2009/690 esas, 2010/458 sayılı görevsizlik kararı üzerine ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Gebze Ağır Ceza Mahkemesince verilen Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin 10/05/2010 tarihli ve 2010/246 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.07.2010 tarih ve 49072 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2010 tarih ve 2010/186837 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur İhbarnamede;
Dosya kapsamında bulunan Gebze Devlet Hastanesi KBB uzmanı Op. Dr. … … tarafından verilen raporda, mağdur … …’nun burnunda kemik kırılması tespit edilerek “Os nasal fıssür” şeklinde açıklama yazılmış olması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a ve 87/3. maddeleri kapsamında kalma ihtimalinin bulunduğu, bu hâlde davaya 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 11. maddesine göre üst dereceli olan asliye ceza mahkemesince bakılması gerektiği gözetilmeden, Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması yerine, yazılı şekilde Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
TCK’nın 86/1 maddesinde “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” denilmek suretiyle kasten yaralama suçunun kanuni tanımı yapılmakla birlikte suçun karşılığı olan cezanın alt ve üst sınırları belirlenmiştir. Diğer bir ifade kasten yaralama suçu yönünden TCK’nın 86/1 temel ceza maddesidir.
Ceza Genel Kurulunun 13.2.2007 tarih ve 2006/5-350 E., 2007/30 K. sayılı kararında “5237 sayılı Yasanın 61/1. maddesi uyarınca, fıkrada belirtilen ilke ve esaslara uygun olarak öncelikle temel ceza belirlenerek, artırım ve indirim nedenlerinin varlığı halinde, önce artırım, sonra indirim nedenleri uygulanmak suretiyle sonuç ceza belirlenmelidir.” denilmek suretiyle ceza hakiminin hüküm kurarken cezayı nasıl belirleyeceği konusunda yol gösterilmiştir. Buna göre hakim suçun sübutu halinde öncelikle TCK’nın 61/1 maddesine göre suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında temel cezayı belirleyecektir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları TCK’nın 87. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1 ve 2. fıkraları değişik oranlarda artırımlar öngörmektedir. Bu artırımların TCK’nın 61/1 maddesi uyarınca aynı kanunun 86/1 maddesinde öngörülen alt ve üst sınırlar içinde belirlenen temel ceza üzerinde yapılacağı konusunda bir tereddüt yoktur. Esasen ağır neticelerin ortaya çıkmasına neden bir yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif bir yaralanma olarak kabul edilmesi kasten yaralama suçunun kanunda düzenleniş şekline ve kanun koyucunun amacına aykırıdır.
Vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olan yaralanmalar neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak görülmüş ve TCK’nın 87/3 maddesinde düzenlenmiştir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesi alt ve üst sınırları belirtilen (1 yıldan 6 yıla kadar) ceza hükmü içeren müstakil bir ceza maddesi idi. Ancak TCK’nın 87/3 maddesi 19.12.2006 tarihinde 5560 sayılı kanunla “Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır” şeklinde değiştirilerek müstakil bir ceza maddesi olmaktan çıkarılmış ve bir artırım maddesi haline getirilmiştir. Yapılan değişiklik sonrası yaralanmanın kemik kırığına ve çıkığına neden olması durumunda TCK’nın 86/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenip, uygulama imkanının varlığı halinde aynı maddenin 3. fıkrasındaki artırım yapıldıktan sonra, kemik kırığı veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre 87/3 maddesine göre cezanın yarısına kadar artırım yapılabilecektir.
Soruşturma ve yargılama makamlarınca yaralama suçlarının neticelerin araştırılması yasal bir zorunluluktur. Ancak bu sonuçların Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen esaslara uygun olması gerekmektedir. Adli tıp kriterlerine göre hangi yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirlenmiştir. Anılan kriterlere göre; burun kemiğinde oluşan kırıklar basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar arasında sayılmamıştır.
Eylemi nedeni ile kemik kırığına ve çıkığına neden olduğu iddia edilen sanık hakkında TCK’nın 86/1, 87/3 maddelerinin uygulanma ihtimali bulunduğundan inceleme konusu dava dosyasına bakma görevi Asliye Ceza Mahkemesinindir. Maddi olayda;
Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kaldırılması yerine, yazılı şekilde Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması kanuna aykırı görülmüştür.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2010/246 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.