Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25475 E. 2012/23733 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25475
KARAR NO : 2012/23733
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı kanunun 65/b,5237 sayılı TCK’nın .62, 51, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Harran ilçesi, İbni Tevmiye mahallesinde bulunan Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.03.1979 tarihli kararı ile üzerindeki tüm taşınmaz kültür varlıklarıyla birlikte Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilen, II derece arkeolojik sit alanı olan taşınmaz üzerine betonarme tabliyeli, yığma duvarlı ev inşa edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında; inşaat yapılan alanın sit alanı olduğunu bildiğini ancak zorunluluk nedeniyle ev yaptığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı yasanın 106/3 maddesine göre hapse çevrileceği gözetilmeden, infazı kısıtlar şekilde “hapse çevrilemeyeceğine 6183 sayılı kanun gereğince tahsil edileceğine” karar verilmesi
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin dilekçe ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının onuncu paragrafındaki “250 TL dilekçe ücreti” yerine “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” cümlesinin eklenmesi ve hükümden “adli para cezasının tebliğ edilen ödeme emri üzerine yasal süre içerisinde ödenmemesi halinde cezanın miktarı nedeniyle hapse çevrilemeyeceğine, mahallin en büyük mal memurunca 6183 sayılı yasa hükümleri gereğince tahsil edileceğinin ihtarına” ifadesinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.