Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2920 E. 2023/4046 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2920
KARAR NO : 2023/4046
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/862 E., 2022/314 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/211 E., 2021/31 K.

Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının adli yardım talebinin ve temyiz dilekçesinin kabulüyle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Hatay ili, Yayladağı ilçesi, Bozlu Mahallesi, 105 ada 211 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olup üzerinde 4 adet evi ve bir adet ahırının bulunduğunu, tarımsal faaliyet sürdürüp hayvancılık yaptığını, yakın zamana kadar burada davalı oğlu ve davalı eşi ile birlikte otururken 22.07.2019 tarihinde oğlu ve eşi tarafından evden uzaklaştırıldıktan sonra aracının içinde yatıp kalktığını, ailesinin evine sığındığını, müvekkilinin oğlu ve eşi tarafından saldırıya uğrayıp tehdit edildiğinden can güvenliğinin de bulunmadığını ileri sürerek; müvekkiline ait taşınmaza yapılan müdahalenin men’ine, taşınmazın tahliyesine, 2019/27 D.İş dosyasındaki delil tespiti de dikkate alınarak İlçe Tarım Müdürlüğü’nden alınan ve müvekkili adına kayıtlı 26 adet sığırın, traktörün ve traktör malzemelerinin, tarım ve hayvancılık araç-gereçlerinin, zeytin yağının muhafaza altına alınmasına ve kendisine teslimine, sığırların ve taşınır malların bulunamaması halinde bedellerinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkillleri ile birlikte oturmakta olan davacının bundan 5-6 ay önce kendi isteğiyle evi terk edip aynı köyde yaptırdığı diğer eve taşındığını, evden ayrılırken hayvanları bırakıp, “siz bunlara bakın, çalışın, ben tatil yapacağım” dediğini, gitmeden önce hayvanların bir bölümünü satıp parasını da aldığını, aile hukukuna göre ailesini geçindirmekle yükümlü davacının kendisi evi terk ettiği halde sanki kovulmuş gibi algı yarattığını, oysa ki müvekkillerinin evdeki hayvanlara bakıp beslemekte olduklarını, evde davalılardan başka üç çocuk daha olup bunların geçimininin de müvekkillerince sağlandığını, mülkiyeti davacıya ait olan hayvanlara yem taşımak ve yine davacıya ait olan tarlaları sürmek için davacının traktörünün kullanılıyor olmasının da davacının faydasına olduğunu, davacının bir zararının bulunmadığını, davacının yükümlülüklerinin eşi ve çocuğu olan davalılarca yerine getirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davacı … ile davalı …’ın 26/08/1991 tarihinde evlenip halen de evli oldukları, aralarında açılmış bir boşanma davasının da bulunmadığı, diğer davalı … ise tarafların müşterek çocuğu olup halen aynı konutta oturdukları görülmüştür. Eşlerin birlikte kaldıkları taşınmazın, taraflar arasında geçimsizlik başlamasından önce müşterek yaşadıkları konut olduğu, aile konutu olarak kullanıldığı, halen davalılar ve tarafların müşterek çocuklarının bu taşınmazlarda yaşadıkları, geçimlerini birlikte sağladıkları yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanlarından ve mahkememizce yapılan keşifle anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın 02.03.1992 tarihinde davacı tarafından satın alındığı ve evlilik birliği içerisindeyken edinilmiş olduğu resmi kayıtlardan görülmüş; dava konusu taşınır mallar ve tarım aletlerinin ise tarafların yaptıkları iş gereği geçimlerinin sağlanması amacıyla kullanılan makine ve ev eşyaları olduğu görülmüştür. Davalıların, kayıt maliki olan davacıya ait taşınmazda oturmasının haklı ve geçerli bir nedene dayandığı, hal böyle olunca davalıların iyi niyetli oldukları, üstün bir hakka dayalı ikamet ettikleri…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı; ailesi tarafından kovulduğu için tüm malvarlığından ayrı olduğunu, kullanmış olduğu nakdi krediyi dahi ödeyemediğini, evine giremediğini, mahkemece eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, davalı oğlu tarafından bir çok yerinden bıçaklandığını fakat ağır cezada görülmekte olan davada oğlunun ceza almaması için şikayetinden vazgeçtiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillere, mahkemece yapılan değerlendirmeye göre davalı eş … yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Henüz bu kişiler evli olup kendi evinden eşinin uzaklaştırılmasını, elatmanın önlenmesini talep etmek usul ve yasaya aykırıdır. Ancak, davalı çocuk … yönünden verilen ret kararı isabetli olmamıştır. Zira davalı … 05/06/1996 doğumlu olup dava tarihi itibariyle 23 yaşlarındadır. Her ne kadar dava tarihine kadar davacıya ait taşınmazda ikamet ediyor ise de dava açmakla bu rızası sona ermiş durumdadır. Davacının, bu davayı açmakla taşınmazın kullanılmasına muvafakatinin olmadığı/sona erdiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz, çocuklara paylaştırılmış da değildir. Taraflar arasında çıkan olaylardan dolayı davacı babanın evden çıkmak zorunda kaldığı anlaşılmakla, davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle davacı tarafın istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyen dairemizce resen düzeltilebilecek hususlardandır…
Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. nun 353/1-b-2 bendi uyarınca kabul edilerek kararın kaldırılıp davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik yeniden hüküm kurulması gerektiği…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.03.2021 tarih ve 2019/211 Esas, 2021/31 sayılı Kararının kaldırılmasına, yerine aşağıdaki hükmün tesisine; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı eş … yönünden açılan davanın reddine, davalı …’a karşı açılan elatmanın önlenmesi davasının kabulüyle davalı …’in davacıya ait Hatay ili, Yayladağı ilçesi, Bozluk Köyü, 105 ada 211 parsel sayılı taşınmaza yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, taşınmazın ve taşınmaz içerisinde bulunan davacıya ait traktör ve tarım aletleri ile hayvanların davacıya teslimine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; evi ve ailesini bırakıp gidenin davacı olup buna yönelik tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, malvarlığı üzerinde davacının kendisinin dilediği şekilde tasarrufta bulunup müşterek çocuklarına ise çok kötü davrandığını, hatta traktör arkasına bağlayıp onları sürüklediğini, davalı …’in ise annesinin boğazını sıkmakta olan davacının elinden kurtarmak için davacıyı bıçaklamak zorunda kaldığını, davanın ispat edilemediğini, davalı … yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olup ekli belgeler uyarınca davalı … lehine adli yardım kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

3. Davalı …’in adli yardım talebinde bulunduğu ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri temyiz dilekçesi ekinde sunduğu anlaşılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.