YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14863
KARAR NO : 2023/22673
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/983 E., 2016/236 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin, hükümlerin eksik inceleme ile verildiğine, deliller toplanmadan ve savunma hakları kısıtlanarak hükümlerin kurulduğuna, müvekkillerinin suç işleme kastlarının bulunmadığına, inşaatı kendilerinin yapmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların maliki oldukları … Mahallesi … Sokak 2981 Ada 1 parsel sayılı taşınmazda belediye görevlilerince yapılan kontrollerde, yığma tuğladan kaçak yapı yapıldığının 17.12.2015 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, dosyada alınan 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna, yapı tatil tutanağına ve sanıkların savunmalarına göre sanıkların atılı suçu işledikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıklar atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmişlerdir.
3. 17.12.2015 tarihli yapı tatil tutanağı ile dosyada alınan 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.10.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmaları ile dosya kapsamında alınan 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın atılı suçu işlediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 Esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.” denilmektedir. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasını yerine getirmeyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sair Sebepler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A- B/2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden sair yönleri incelenmeksizn hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.