YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5520
KARAR NO : 2023/6886
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Borçlunun sair temyiz itirazlarının reddi ile ihalenin feshi talebine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine İcra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’nın 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İlk Derece Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Borçlunun zaman aşımı iddiasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki zaman aşımı itirazı ile birlikte ihalenin feshi talebinde bulunduğu, mahkemece ihalenin feshi davaları açılıp kesinleşme süreleri dikkate alındığında zaman aşımının gerçekleşmediği ve fesih nedeni bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ihalenin feshi davaları açılmakla takip dosyasında işlem yapmakta fiili imkansızlık doğduğundan zaman aşımının gerçekleşmediği ve fesih nedenlerinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verdiği, karara karşı borçlunun temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 661, 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK’nın 661. maddesi uyarınca bonolar için üç yıllık zaman aşımı öngörülmüştür. Takipten sonrası için zaman aşımı itirazları süreye tabi olmayıp her zaman yapılabilir.
Diğer yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK’nın 662. maddesinde “müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddede dava açılması ile kastedilen, kambiyo senetleri hukukuna ilişkin bir talep dolayısıyla yetkili mahkeme nezdinde, usulüne uygun bir davanın açılmış bulunmasıdır. Örneğin senet borçlusunun açtığı senet iptal davası zaman aşımını kesmez (TTK.669 vd.md.). Keza ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, önceki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vs. davaları da zaman aşımını kesici nitelikte değildir. Kanundaki dava tabirinden maksat sadece eda davaları ise de borçlu tarafından açılan menfi tesbit davasında, alacaklının savunmalarını bildirmesi durumunda, anılan davanın da zaman aşımını keseceği kabul edilmektedir. Bu bağlamda yukarıda belirtilen nitelikte olmayan
istihkak, izale-i şuyu, kıymet takdirine itiraz, senet iptali, tasarrufun iptali vb. nitelikteki davalar zaman aşımını kesmez. Bu doğrultuda ihalenin feshi davalarının da zaman aşımını kesmeyeceği sabittir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin, ihalenin feshi davalarının zaman aşımını keseceği yönündeki gerekçesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesince de “ihalenin feshi davaları açılmakla alacaklının takip dosyasında herhangi bir başka işlem yapamayacağı, fiili imkansızlık nedeni ile zaman aşımı süresinin işlemeyeceği” yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp ihalenin feshi davası açılsa da icra takip dosyasında takip işlemlerinin devamı mümkündür.
O halde, mahkemece, İİK’nın 71/son maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca, zaman aşımı iddiası hususunda esastan inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının zaman aşımı iddiası yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 19.04.2023 tarih, 2022/2331 E. – 2023/1065 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ,
1- İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.2020 tarih, 2018/90 Esas -2020/387 Karar sayılı kararının para cezasına ilişkin 1 nolu hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “%10’u olan 13.000.00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ %5’i oranında ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebi yönünden bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Zaman aşımı iddiasının reddine ilişkin … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.2020 tarih, 2018/90 Esas -2020/387 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi
…