Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/20502 E. 2013/5447 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/20502
KARAR NO : 2013/5447
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olması, manevi zararı kapsamaması, sabıkasız olan sanığa yükletilen tehdit ve hakaret suçlarından dolayı oluşan maddi nitelikte bir zararın bulunmaması karşısında, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi gerekçesi de göz önünde bulundurulduğunda, tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaatin oluştuğu da anlaşıldığından, “sanığın uzlaşma görüşmeleri sırasında katılanın zararını gidermeyi istemediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle anılan yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) TCK’nın 125/1. maddesinde, seçenek yaptırım olarak hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine karşın, sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesine ilişkin gerekçenin karar yerinde gösterilmemesi,
b) Her suçtan dolayı ayrı ayrı hüküm kurularak, erteleme ve denetim süresinin de yine ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği halde; tehdit ve hakaret suçlarından tayin olunan her iki cezanın birlikte değerlendirilerek ertelenmesine ve denetim süresi saptanmasına karar verilmesi,
c) Tehdit ve hakaret suçlarında temel cezaların alt sınırdan tayin edilmesine karşın, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin, gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak
belirlenmesi;
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.