Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/10 E. 2023/11037 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10
KARAR NO : 2023/11037
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/289 Esas, 2016/8 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2015 tarihli ve 2014/6199 Soruşturma, 2015/841 Esas, 2015/781 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/8 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesi ile 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; yargılama neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Uşak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili olarak görev yapan sanık hakkında, 01 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği (Yönetmelik) ile bitişik nizamlı yapılarda hak kaybı meydana geldiği, 467 sayılı, 589 sayılı, 620 sayılı ve 665 sayılı imar durum belgelerinin Yönetmeliğe aykırı düzenlendiği iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan iddianame tanzim edildiği, Mahkemece; bu dört belgenin Yönetmeliğe aykırı düzenlendiği, daha fazla inşaat alanı sağlanarak hak kaybının önlenmesi suretiyle kişilere menfaat sağlandığından bahisle zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Uşak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili olarak görev yapan sanığın, dört adet imar durum belgesini, 01 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe giren ve hak kaybına sebep olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine aykırı olarak fazla inşaat alanı temin edecek şekilde düzenleyerek kişilere menfaat sağladığından bahisle zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabulü ve bu dört belgenin bir yıllık süre içinde inşaat ruhsatı almak kaydıyla verildiği ve ruhsat müracaatı olmadığı için hükümsüz kaldığı yönündeki sanık savunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması amacıyla yargılamaya konu belgelerin hükümsüz kalıp kalmadığı araştırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak teşdit uygulanması suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4’ten 3/4’üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenleme gereğince suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkan verecek biçimde yeterli gerekçe gösterilmeden teşdit uygulanması,
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/8 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.11.2023 tarihinde karar verildi.