Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3720 E. 2023/4110 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3720
KARAR NO : 2023/4110
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/58 E., 2021/2975 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/416 E., 2019/1316 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Hiper Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı şirketin Esenyurt ilçesi, 738 ada 4 parsel kayıtlı arsanın satın alınarak üzerinde konut yapılacağı vaadiyle tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmeleri imzaladığını, davalı şirketin bu çerçevede müvekkil alıcı ile de 04/06/2011 tarihli gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme akdettiğini, davalı şirketin sözleşme uyarınca peşin ödenecek 74.000,00 TL satış bedeli karşılığında brüt 110 m² alanlı 3+1 daireyi müvekkiline sattığını, davalı şirketin kuruluştaki unvanının Miran Yapı İnşaat Gayrimenkül Danışmanlık San. Tic. AŞ. olduğunu ortaklık yapısının değişmesi sonucu bugünkü unvanını aldığını, davalı şirketin müvekkil ve onun gibi diğer müşterilerden temin ettiği satış bedelleri ile Esenyurt ilçesi, 1398 ada 2 parselde kayıtla olan arsayı satın aldığını ve bu arsa üzerinden Future Park adlı konut ve alışveriş merkezi konsepti proje geliştirdiğini bu aşamada davalı şirket ilk konut alıcılarına ait imar kontenjanını kendi ticari çıkarları doğrultusunda yeni müşterilere sattığını, davalı şirket ile 04/03/2016 tarihinde ön ödemeli konut sözleşmesinde ek protokol akdedildiğini, protokolün 2. maddesi uyarınca alıcıya akıllı ev konseptinde brüt 118 m2 (3+1) yada brüt 118 m2 (2+1) mesken niteliğinde dairenin davalı tarafından davacıya ön ödemeli olarak satılması şartlarının belirlenmiş olduğunu, kura sonucu İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, 1398 ada 2 parsel D Blok 15 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline çıktığını, bu hususun noter tarafından kayıt altına alındığını belirterek, tapuda İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, 1398 ada 2 parselde kayıtlı bulunan D Blok 15 numaralı bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline; tescilin mümkün olmaması halinde terditli olarak davaya konu bağımsız bölümün sözleşmeye ve teknik şartnameye göre eksiksiz bitirilip teslim edilmiş olması ihtimalinde dava tarihinden edeceği rayiç piyasa değeri tutarındaki tazminatının şimdilik 5.000,00 TL’nin bedeli arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile davalıdan tahsiline; yüzölçüm eksikliği nedeniyle değer kaybı tazminatının şimdilik 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, gecikme nedeniyle kira kaybı tazminatının şimdilik 3.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği ödemesi gereken bedeller yönünden temerrüde düştüğünü, bu sebeple davacının müvekkilinden tapu iptal ve tescil veya taşınmazın bedelinin ödenmesini talep edemeyeceğini, bağımsız bölümün genel brüt alanını 135 m² olduğunu, TBK hükümleri gereğince müvekkilinin eksik metrekareden sorumlu tutulamayacağını, yerinde yapılacak incelemede 135 m² şartının sağlandığının görüleceğini, davacının kendi edimini yerine getirmeden müvekkilinden karşı edimi yerine getirmesini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
a. “Davacının tapu iptal tescil talebinin kabulü ile İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, 1398 ada 2 parsel, D Blok 15 numarada kayıtlı bağımsız bölümün davacı İhsan oğlu … adına tapuda kayıt ve tesciline;

b. 3.950,00 TL kira tazminatı, 10.442,00 TL ayıplı ifada doğan tazminat bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

c. Davalının fazla metrekareye ilişkin talebinin usulüne uygun açılmış dava olmadığından reddine” şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti hesaplanmasında maddi hata yapıldığını ve oldukça düşük bir ücret takdir olunduğunu, bu sebeple 03.02.2020 tarihli tavzih dilekçesinin mahkemeye sunulduğunu ancak mahkemece kararın düzeltilmesinde tekrar maddi hataya düşüldüğünü, davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, düzeltme mümkün olmadığı takdirde, itirazları konusunda taleplerinin kabulüne, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece, yapılan birinci tashihin hatalı olduğunun anlaşıldığı, ikinci kez hükmün tashih edildiği, ikinci kez yapılan tashihin, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden sonraki tarihte yapıldığı ve hükümde takdir olunan vekalet ücreti miktarını tamamıyla değiştirdiği, bu işlemlerin maddi hatanın düzeltilmesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bağlı olarak tashih şerhinin yok hükmünde sayılması yönünde karar verilmesi gerektiği; öte yandan davacı vekilinin gerekçeli kararın vekalet ücreti kısmına yönelik olarak süresinde istinaf talebinde bulunduğu, bu hususta HMK’nın 353/1-b/2 nci maddesi kapsamında kararın düzeltilmesi ve hükmolunan değerler üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinin 22/11/2019 tarih ve 2018/416 Esas, 2019/1316 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

3. Davacının tapu iptal tescil talebinin kabulü ile İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, 1398 ada, 2 parsel D Blok 15 No.da kayıtlı bağımsız bölümün davacı … adına tapuda kayıt ve tesciline,

4. 950,00 TL kira tazminatı, 10.442,00 TL ayıplı ifada doğan tazminat bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5. Davalının fazla metrekareye ilişkin talebinin usulüne uygun açılmış dava olmadığından reddine,

6. Harçlar kanunu gereği 6.038,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7. Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden A.A.Ü.T göre takdir edilen 32.525,68 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bakırköy 1. İcra Dairesinin 2021/69 sayılı iflas dosyasından gönderilen 04/01/2022 tarihli yazı, karara karşı süresi içinde temyiz dilekçesi kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Bakırköy 1. İcra Dairesinin 2021/69 sayılı iflas dosyasından gönderilen 04/01/2022 tarihli yazısında; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/565 Esas, 1120 Karar sayılı dosyasında, davalı Hiper Organizasyon İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verildiği belirtilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı yap-satçı ile davacılar arasında adi yazılı olarak düzenlenen ön ödemeli konut satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafın tapu iptali ve tescile hak kazanıp kazanmadığı, dava dışı alıcılar ile davalı arasında düzenlenen ek protokol hükümlerinden davacıların yararlanıp yararlanamayacağı ve buna bağlı olarak ayıplı ifa nedeniyle tazminat ve geç ifa nedeniyle kira alacağı talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK’nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK’nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir.

2. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK’nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür.

3. İİK’nın 194 üncü maddesine göre; “Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir.”

4. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder.

5. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir.

6. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkında ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK’nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masa tarafından kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekir.

3. Değerlendirme
1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/565 Esas, 1120 Karar sayılı dosyasında, davalı Hiper Organizasyon İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verildiği ve kararın 03.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2. Somut olaya gelince; davanın 19.03.2018 tarihinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce davalı şirketin iflasına karar verildiği, iflasa karar verilmekle şirketin tüzel kişiliğin sona erdiği ve davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır.

3. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (3.1. 3.2. ve 3.3.) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.