Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2881 E. 2023/4029 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2881
KARAR NO : 2023/4029
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1675 E., 2022/705 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/619 E., 2021/109 K.

Taraflar arasındaki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına dayalı kayıt malikinin mirasçıları olduğu iddiası ile Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan …’nın 15.12.2009 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkillerinin kaldığını, murisin geriye dava konusu 211 ada 54 parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümü bıraktığını, bu taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan sonra taşınmazın davalı Hazine adına tescilinin yapıldığını öğrendiklerini, bu nedenle tescilin yolsuz olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin adlarına tescilini talep etmiştir.

2. Asli müdahiller vekili, müvekkillerinin de aslında murisin mirasçısı olduklarını, bu nedenle ilk veraset ilamının iptaline yönelik dava açtıklarını belirterek asli müdahil talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2012/619 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin19.04.2022 tarihli ve 2021/1675 Esas, 2022/705 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir,

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini,

2. Ayrıca müvekkili aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini,

3. Gerek davacılar gerekse asli müdahiller yönünden hükmün tek kabul şeklinde tesis edilmesi sebebiyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

4. Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz yönünden yapılan kıymet takdirinin yüksek olduğunu ve taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına dayalı kayıt malikinin mirasçıları olduğu iddiası ile Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 4721 sayılı TMK’nın 588/3 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, “Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür” şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm doğrultusunda davalı Hazine, üstün hak sahiplerine karşı dava konusu 211 ada 54 parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümü geri vermekle yükümlü olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Hazinenin murisin mirasçısı olarak yer aldığı Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/713 Esas ve 2011/99 Karar sayılı mirasçılık belgesi, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/38 Esas ve 2016/27 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu karar, 29.11.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihte davalı Hazinenin, davacı tarafın üstün hak sahibi olduğunu bilebilecek durumda olmadığı ortada olup Hazinenin, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden yargılama giderleri yönünden aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2021/1675 Esas, 2022/705 sayılı Kararının kaldırılarak; İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/619 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararında yer alan 3, 4 ve 5 inci maddelerinin hükümden çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek ONANMASINA,

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.