YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6331
KARAR NO : 2023/7971
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/66 E., 2021/410 K.
DAVALILAR : …mirasçıları 1- … 2- … 3- … 4- … vekilleri Avukat …, 5- … vekili Avukat …
6- … 7- … 8- …
KARAR : Kısmen kabul
…, … vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Kurum vekili, davalılardan …,…, …, … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının …’ya ait işyerinde Kasım 2002 ile 31.12.2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2009 tarihli ve 2008/85 Esas 2009/84 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.11.2002-31.12.2007 tarihleri arasında 2002 yılında 60 gün, 2003 yılında 270 gün, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında her yıl 360 gün çalıştığının kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21.Hukuk Dairesinin 22.03.2010 tarihli 2009/5468 Esas 2010/3140 Karar sayılı ilamı ile “davacının çalıştığını iddia ettiği 01.11.2002-10.06.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, 2002 yılından beri işyerinde başka işçilerin çalıştığı işvereninde kabulünde olduğu halde işyerinin neden 10.06.2005 tarihinde yasa kapsamına alındığını, işverene ait başka bir işyeri olup olmadığını araştırmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek” gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli 2010/259-2014/75 kararı ile ,davanın kısmen kabulü ile, 2005 yılı Haziran ayı 20 gün, Temmuz ayı 30 gün, Ağustos ayı 30 gün, Eylül ayı 30 gün, Ekim ayı 30 gün, Kasım ayı 30 gün, Aralık ayı 30 gün, 2006 yılı Ocak ayı 30 gün, Şubat ayı 30 gün, Mart ayı 30 gün, Nisan ayı 30 gün, Mayıs ayı 30 gün, Haziran ayı 30 gün, Temmuz ayı 30 gün, Ağustos ayı 30 gün, Eylül ayı 30 gün, Ekim ayı 30 gün, Kasım ayı 30 gün, Aralık ayı 30 gün, 2007 yılı Ocak ayı 30 gün, Şubat ayı 30 gün, Mart ayı 30 gün, Nisan ayı 30 gün, Mayıs ayı 30 gün, Haziran ayı 30 gün, Temmuz ayı 30 gün, Ağustos ayı 30 gün, Eylül ayı 30 gün, Ekim ayı 30 gün, Kasım ayı 30 gün, Aralık ayı 30 gün, olarak davacının davalı iş yerinde hizmet aktine dayalı olarak asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. 2’inci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 01.12.2014 tarih ve 2014/10934 Esas 2014/25877 Karar sayılı kararında;” davalı işverence düzenlenmiş çalışma çizelgesinde kaydı “usta” olarak yer alan çalışanların soyadının davalı işyeri sahibine açıklatmak suretiyle bu kişilere ait hizmet cetvellerinin Kurum’dan getirtilerek ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyeri sahibince yapılmış bir hizmet bildiriminin olup olmadığının belirlenerek bu kişilerin davalı işyerinin kayıtlı sigortalı çalışanı olduğunun anlaşılması üzerine tanık olarak beyanlarına başvurmak, herhangi bir sebeple beyanlarının alınamaması ve yahut beyanları ile yetinilmediği takdirde davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilerek Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle 01.11.2002 -10.06.2005 tarihleri arası çalışması bulunan, davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarına başvurularak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermek” gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait iş yerinde 10.06.2005-31.12.2005 tarihleri arasında günlüğü 16,29 TL’den 200 gün, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında günlüğü 17,70 TL’den 360 gün, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında günlüğü 18,75 TL’den 180 gün, 01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında günlüğü 19,50 TL’den 180 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine davacının 01.11.2002-09.06.2005 tarihleri arasındaki taleplerinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı SGK vekili, davalılardan …, …, …, … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davacının 2002 yılından bu yana davalı işyerinde kesintisiz bir şekilde çalıştığının hem tanık beyanları hem de dosya içerisinde mevcut belgelerden belli olduğunu, mahkemenin kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalılar vekili, müvekkillerinin mirasçı sıfatına sahip olmaması nedeniyle davada taraf olarak yer almalarının hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
3.Davalı SGK vekili, eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanunun 79/10 maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hakim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 605 ve devamı maddelerinde mirasın reddi düzenlenmiş olup, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu’ nun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durumda, yargılama sırasında vefat eden davacının dava ehliyeti sona erdiğinden ve yasal mirasçıları tarafından da davalının mirası reddedildiğinden mirasın, Türk Medeni Kanunu’nun 612 nci maddesi gereğince sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedilmesinin anlaşılması ile res’en yapılması gereken işlemlerdendir. HGK’nun 03.07.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir.
Somut olayda, davacının davalı … aleyhine hizmet tespiti istemiyle dava açtığı, yargılama sırasında davalının vefat ettiği, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/761 Esas 2016/802 Karar sayılı 05.08.2016 tarihli ilamı ile …’ nın tüm yasal mirasçıları olan eşi …, oğlu … ve kızı …’in murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettikleri ve kararın 04.10.2016 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine, işbu hizmet tespiti dosyasından davacı vekili tarafından alınan yetki ile, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/947E. 2017/445K. sayılı mirasçılık belgesi alındığı, bu belgede muris …’nın mirasçılarının mirası reddetmeleri ve alt soylarının bulunmaması nedeniyle, mirasın annesi … … ve kardeşleri …, … ve …’ya intikal ettiği belirtilerek mirasçılık belgesi düzenlendiği ve hizmet tespiti davasında bu kişilerin davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği, …, … , … ve …’nın mirasın reddi istemi ile başvurusu sonucu, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/846 E. 2019/127 K. sayılı kararı ile “Mirasın en yakın yasal mirasçıların hepsi tarafından reddedilmesi halinde terekenin tasfiye edilmesi gerektiğinin kabulü karşısında istek sahiplerinin murisin yasal mirasçısı olmadığı ve bu haliyle mirası red hakkının bulunmadığı” gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, mirasçılık belgesinin iptali ve davalıların mirasçı olmadıklarının tespiti istemi ile açılan dava sonunda da … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/503 E. 2019/83 K. sayılı ilamı ile, en yakın mirasçıların mirası reddetmesi durumunda mahkemece terekenin TMK 612 ncimaddesi gereği iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, mirasın bir sonraki zümreye geçmeyeceği, bu nedenle …, …, … ve …’nın mirasçı olarak gösterilmesi suretiyle veraset ilamı düzenlenmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/947E. 2017/445K. sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 4721 sayılı TMK’nun 612 nci maddesi gereğince terekenin tasfiyesi ve tasfiye memuru atanması için murisin son ikametgahındaki Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak atanacak tasfiye memuru davaya dahil edildikten ve sunulacak deliller toplandıktan sonra varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.