YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/27088
KARAR NO : 2012/20302
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, görevliye hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1- Sanık …’a yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık …’ya yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve görevliye hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 tarih ve 3-9 esas 2007/18 kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ve 1412 sayılı CMUK’nın 310.maddesi gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, kararda yasa yoluna başvuru yöntemi gösterilmediği gibi, sanığın yokluğunda verilen hükümde, sanık yönünden temyiz süresinin başlaması için tebliğ yeterli iken “tefhim ve tebliğden itibaren temyiz süresinin başlayacağı ” belirtilerek sanık yanıltıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2007 tarihli ilamıyla 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3, 52. maddeleri gereğince kasten yaralama suçundan hükmolunan 600 lira adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi gereğince kesin nitelikte bulunması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden görevliye hakaret suçundan verilen hapis cezasının infazı sırasında ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezasından çevrilme adli para cezasının hapis cezası olarak infazı halinde 5237 Sayılı TCK’nın 58/6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, karar içeriğindeki “ görevliye hakaret suçundan verilen hapis cezasının infazı sırasında ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezasından çevrilme adli para cezasının hapis cezası olarak infazı halinde 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.