Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/5130 E. 2012/16545 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5130
KARAR NO : 2012/16545
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın, kendisini soruşturmadan kurtarmak için önce Eminönü Çocuk Şube Müdürlüğünde amcasının oğlu olan … …’in sonrasında İstanbul Çocuk Mahkemeleri Cumhuriyet Savcılığında ifade alma işlemi esnasında kardeşi olan …’in kimlik bilgilerini verdikten sonra 07.08.2007 tarihli Afyonkarahisar Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde kendi kimliğini açıklayarak etkin pişmanlık göstermesi karşısında, sanık hakkında TCY’nın 269.maddesini uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan, aynı Yasanın 268 ve 267/1.maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
b) Adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş eski hükümlülüğü bulunmayan ve lehine TCK’nın 62.maddesi uygulanmış bulunan sanık hakkında, yeterli gerekçe gösterilmeden verilen kısa süreli hapis cezasının bireyselleştirilmesi gereği tartışılmadan hapis cezasının adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine, hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer … hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
d) Takdiri indirim nedeni olarak sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınıp sanığın ikrarı olumlu bulunarak TCK’nın 62.maddesinin uygulanmasına karşın adli sicil kaydındaki ilamların suç tarihi itibariyle karar ve kesinleşme tarihleri de gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulları yönünden yapılan değerlendirmede sanığın sabıkasındaki ilamların CMK’nın 231/6-a bendindeki kasıtlı suç kapsamına girmemesi ve atılı başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunda müştekilerin maddi nitelikte zararının ve belirlenebilir bir kamu zararının bulunmaması karşısında, anılan maddenin (b) bendindeki sanığın kişiliğine ilişkin ölçüt yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendirilmeden, “sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları”, ”suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın

aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen tazmin suretiyle giderilmesi” biçimindeki yasal ve kabule göre yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.