YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5465
KARAR NO : 2023/5792
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/272 E., 2022/805 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/272 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 … maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 30.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/681 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57882 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57882 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre incelemeye konu dosyada her ne kadar Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2016/19 Esas, 2016/258 sayılı kararı tekerrüre esas alınmış ise de, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan ‘Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.’ şeklindeki, anılan maddenin 2. fıkrasında bulunan, ‘Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.’ şeklindeki ve aynı Kanun’un 51/8. maddesinde yer alan, ‘Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.’ şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda, mükerrirliğe esas alınan Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile sanığa verilen adli para cezasının 14.03.2017 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan bu kararın infazından 3 yıl geçtikten sonra 06.03.2022 tarihinde sanığın mahkumiyete konu basit yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58 … maddesinin ikinci fıkrasında;
“Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.”
Şeklinde düzenlemenin bulunduğu, hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun, inceleme konusu suç tarihinden önce, 01.06.2014 tarihinde işlendiği, 12.04.2016 tarihinde kesinleştiği, verilen cezanın 14.03.2017 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır.
2. Tekerrür hükümlerinin uygulama alanının tespiti; tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun inceleme konusu suç tarihinden önce işlenip işlenmediği, tekerrüre elverişli bir yaptırımla neticelenip neticelenmediği, inceleme konusu suç tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediği ve tekerrüre esas alınan ilâma konu cezanın infazı üzerinden Kanun’un aradığı 3 ya da 5 yıllık sürelerin geçip geçmediğinin belirlenmesi noktasında toplanır.
3. Buna göre hükümlünün, adlî para cezasına ilişkin ilâmın 14.03.2017 tarihinde infaz edildiği, infaz edildiği tarihten itibaren sonuç ceza miktarına göre 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi gereği aranan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu, bu itibarla hükmün tekerrüre esas teşkil etmediği anlaşıldığından, hükümlünün, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrir olmadığı belirlenmekle, hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
4. 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası;
“Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
5. 5237 sayılı Kanun’un, “Kasten yaralama” başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise;
“Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında seçimlik ceza olarak adlî para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/272 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.