Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1824 E. 2023/875 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1824
KARAR NO : 2023/875
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/583 E., 2016/275 K.

SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Terme Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesi, ayrıca sanık … yönünden aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık … yönünden 58 … maddesi uyarınca sırasıyla, sanık …’ın 5 yıl hapis cezasıyla, sanık …’in 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla, sanıklar … ve …’un 3 yıl 5 ay 20 … hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’un temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Dosya kapsamında şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
3. Suç işlemek amacıyla hareket etmediğine,
B. Sanık …’ın temyiz isteği;
1. Köyüne gidebilmek için mağdurenin bulunduğu araca bindiğine,
2. Mağdurenin kaçırıldığına yönelik bir hareketinin olmadığına,
3. Mahkemece varsayıma dayalı olarak hakkında ceza verildiğine,
C. Sanık …’ın temyiz isteği;
1. Mağdurenin olay tarihindeki … yaşının 15’ten büyük olduğuna,
2. Mağdureyi rızası dışında alıkoymadığına,
3. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
D. Sanık …’in temyiz isteği;
1. Olayla bir ilgisinin bulunmadığına,
2. Atılı suça iştirak etmediğine,
3. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Ve sanıkların somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdure ile evlenmek isteyen sanık … ve mağdurenin amcası sanık … ile arkadaşları olan diğer sanıklar … ve …’un, yaptıkları plan dahilinde mağdureyi hileyle alıkoymaları, sanık …’ın mağdureyi üç … boyunca farklı adreslerde tutmaya devam etmesi ve son olarak tanık Faik’in haber vermesi ile mağdurenin … tarafından bulunarak ailesine teslim edildiği olaya ilişkindir.
2. Olaydan sonra mağdurenin babası müşteki …’e teslim edildiğine ilişkin 16.11.2013 tarihli teslim tesellüm tutanağı düzenlenmiştir.
3. Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli kararıyla, mağdurenin 20.06.1999 olan doğum tarihinin ay ve … … kalmak üzere 20.06.1998 olarak tashihine ve tesciline karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Olay tarihi itibarıyla 15-18 yaş aralığında bulunan mağdureye yönelik eylem nedeniyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un üçüncü fıkrası uyarınca bir kat arttırım yapıldığı sırada, hapis cezasının 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl şeklinde fazla belirlenmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Tebliğname yönünden
1. Mağdurenin olaydan hemen sonra alınan beyanı, sanıkların olayın başlangıcına ilişkin birbirini tutmayan çelişkili savunmaları ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin amcası sanık …’in mağdureyi belediye evlerinin önünde yardım paketi dağıtıldığı bahanesiyle dışarı çıkarttıktan sonra, yolda beklemekte olan ve mağdure ile evlenmek isteyen sanık …’ın aracına binmelerinden kısa süre sonra diğer sanıklar … ve …’ın araca alındığı, mağdurenin yardım dağıtım noktasını geçtikten sonra nereye gittiklerini sorduğunda, sanık …’in mağdureyi çeşitli bahanelerle ikna etmeye çalıştığı, sanıkların kendi aralarında şifreli şekilde konuştukları, inşaat halindeki alanda sanık …’in mağdureye hitaben, kendisini sanık … için kaçırdıklarını söyleyerek, diğer sanıklar … ve … ile birlikte, onu sanık …’ın yanında bırakarak olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar … ve …’un, hile ile başlayan alıkoyma eylemi temadi ettiği sırada diğer sanıkların eylemine kısa süre sonra dahil olarak, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında, fiili birlikte gerçekleştirdikleri gözetildiğinde, Tebliğnamenin 2 nci maddesinin 1 … bendindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanıkların mağdureye yönelik eylemi birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle, cezalarında arttırım yapıldığı sırada, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendi yerine, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık …’ın temyiz itirazları yönünden
1. Müştekiler ifadelerinde, sanık …’ın yakın akrabaları ve müşteki anne …’ün sınıf arkadaşı olduğunu ifade etmişlerdir. Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli kararıyla, mağdurenin doğum tarihi 20.06.1998 olarak düzeltilmiş ise de; bu haliyle dahi mağdurenin olay tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu ve eylemin hileyle gerçekleştirildiği gözetildiğinde, bu durumun suçun vasfını değiştirmediği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, sanık …’ın mağdurenin yaşına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Sanık … hakkında tayin olunan ceza miktarı gözetildiğinde, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
C. Sanıklar …, … ve …’un temyiz itirazları ile sanık …’ın diğer temyiz itirazları yönünden
Mağdurenin olaydan hemen sonra alınan beyanı, tanıklar Faik ve Nuriye’nin aşamalardaki bu beyanı doğrular nitelikteki ifadeleri, sanıkların savunmaları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların mahkumiyetlerine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.