Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15093 E. 2023/23433 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15093
KARAR NO : 2023/23433
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/72 E., 2016/372 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın adil olmadığına ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın oğlunu tedavi için acil servise getirdiği, doktor ve hastane çalışanı olan katılanların kendilerine vakit kaybettirdiğini düşünerek “Şerefsiz köpekler, bu iş burada bitmedi, sizinle görüşeceğiz, hepinizin ananızı avradını sinkaf edeceğim” şeklinde hakaret ve tehdit ettiğinin, sanık savunması, katılan anlatımları ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması ile katılan beyanları karşısında sübuta ve koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın katılanlara hitaben “Bu iş burada bitmedi, sizinle görüşeceğiz, hepinizin ananızı avradını sinkaf edeceğim.” şeklinde sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen geleceğe yönelik hayat ve cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliğinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2. Daha önceden hapis cezasına mahkûm edilememiş olan sanık hakkında tehdit suçundan tayin olunan 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3. Sanığın hakaret eylemini aleni olan acil servis önünde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
4. Sanığın eylemlerini 6 katılana karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.