Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1615 E. 2023/876 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1615
KARAR NO : 2023/876
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/364 E., 2016/408 K.
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Müvekkilinin katılma talebi kabul edilmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında ”Müşteki” olarak yazılmasının yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık ile katılan arasında husumet bulunduğuna,
3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine,
4. Atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, Ankara iş mahkemeleri nezdinde açılan iki farklı davada, katılan aleyhine gerçeğe aykırı ifadelerde bulunarak, yalan tanıklık suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Ankara 14. İş Mahkemesi ile Ankara 15. İş Mahkemesince, katılanın, tanık olarak ifadesinin alındığı duruşmalara ait tutanak suretleri dosyada mevcuttur.
3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğüne ait sigortalılık tescil ve hizmet kaydı tespiti dökümleri dosyada mevcuttur.
4. Katılan firma ile sanık ve katılanlar arasındaki iş ilişkisine ait farklı içerikteki evraklar dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.Mahkemece, 21.12.2015 tarihli duruşmada ara kararla hakkında katılma kararı verilen şikayetçinin, gerekçeli karar başlığında ”Katılan” sıfatı yerine ”Müşteki” sıfatı ile gösterilmesi, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için; mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması zorunludur. Başka bir deyişle hukuksal bir uyuşmazlığa konu bir olayla ilgili olarak bilgisini aktaran kişinin yasalar gereği “tanık” sıfatıyla dinlenilmesi gerekli olup, anılan suç, kendisinin katılmadığı olaylara ilişkin bildiklerini tanık dinlemeye yetkili merciler önünde açıklamaya zorunlu olan kimselerin yalan söylemesi veya gerçeği inkar etmesi yahut dinlendiği konudaki bilgilerini az veya çok söylememesi ile gerçekleşir.
Somut olayda; Ankara 14. İş Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli duruşmasında tanık olarak ifadesine başvurulan sanık, mesainin 21:00-22:00’a kadar sürdüğünü, dini bayramlarda, milli bayramlarda ve 1 Mayıs’ta çalıştıklarını, dini bayramlarda herkesin çalışmadığını, davacının bir kaç kez dini bayramlarda çalıştığını ifade etmiştir.
Ankara 15. İş Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli duruşmasında ise, mesainin 22:00-23:00’a kadar sürdüğünü, dini bayramlarda çalışmadıklarını, resmi bayramlarda çalıştıklarını ifade etmiştir.
İşçi alacağına ilişkin olarak açılan davaların farklı kişilere ait olduğu, her bir işçinin iş tanımına ve işveren ile arasındaki sözleşme hükümlerine göre farklı şartlarda çalışmış olabileceği hususları gözetildiğinde, Mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.

3. Sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık ifadeleri ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.