Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/469 E. 2023/592 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/469
KARAR NO : 2023/592
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/863 E., 2021/406 K.

SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekiliTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında katılan …’ya yönelik eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri, mağdurlar …, …, …, …’a yönelik eylemleri nedeniyle cinsel taciz ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 105 … maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır.
2. Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2017 tarih ve 2016/760 Esas, 2017/803 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan …’ya yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kalabileceği gerekçe gösterilip yargılama yapma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli kararının mağdurlar vekili, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Bakanlık) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün eylemin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı belirtilerek bozulmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında verilen cezanın yeterli olmadığına ve üst sınırın esas alınması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri, soyut ve mesnetsiz değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün gerekçe içermediğine, mahkumiyet hükmünün çelişkili mağdur beyanlarına dayandırıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, hürriyeti tahdit eyleminin cinsel istismar eylemi ile sınırlı olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, … yargılanma hakkının ihlal edildiğine, lehe delillerin toplanmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın hukuka aykırı olacak şekilde yakalanıp gözaltına alınıp tutuklandığına vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın, eve gitmek üzere otostop çeken mağdurlar ile katılan …’i eve gideceklerini söylemelerinden sonra arabasına alarak, eve götürme bahanesiyle, hile ile istekleri dışında … Vadi Parkı’nın yakınında bulunan dağlık bölgeye götürüp mağdurlar ve katılandan cinsel organlarını açmalarını isteyip katılanın cinsel organına da dokunmak suretiyle mağdurlar ile katılanların cinsel amaçla hürriyetlerini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk derece mahkemesinin kabulü
1. İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
2. Olayın ihbarı ve intikaline ilişkin kolluk kuvvetleri tarafından 19.10.2016 tarih ve 20.30 saatli tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
3. Olay ihbarından sonra sanık …’in mağdurlar tarafından tarif edilen yerde aracı ile birlikte bulunup polis merkezine götürüldüğüne dair 19.10.2016 tarih ve 19.00 saatli tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
4. Adli görüşmeci tarafından olaydan hemen sonra mağdur çocuklarla yaptığı görüşme sonrası 20.10.2016 tarihli adli görüşmeci değerlendirme raporları düzenlendiği, raporların içeriği incelendiğinde mağdurların adli görüşmeciye anlattıkları olay içeriğinin birbiriyle benzer olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde
1. Mağdurlar ile katılan …’in soruşturma aşamasında vekilleri huzurunda verdikleri beyanlar ile görevsiz mahkemede verdikleri ve birbirleri ile uyumlu olay anlatımları, olayın intikal ve ihbar şekline ilişkin tutanak, sanığın mağdurların beyanları doğrultusunda tarif edilen yerde bulunmasına ilişkin tutanak, mağdurlardan … ve … …’in kovuşturma aşamasında verdikleri çelişkili beyanlarının nedenine ilişkin bilirkişi, sosyal çalışma uzmanı … …’ın Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.03.2018 tarihli celsedeki beyanları, adli görüşmeci değerlendirme raporları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, evlerine gitmek için otostop çeken mağdurları evlerine götürmek bahanesiyle, hile ile iradelerini sakatlayarak arabasına bindirip dağlık bir bölgeye götürdüğü, orada mağdurlardan cinsel organlarını göstermelerini istediği, arabanın ön koltuğunda oturan katılan …’in cinsel organına dokunduğu, mağdurların ve katılanın tepki göstermesi üzerine eylemini devam ettirmediği ve mağdurlar ile katılanın olay yerinden ayrılarak olayı kolluğa intikal ettirdikleri anlaşılan olayda, yapılan yargılama ile tüm delillerin toplandığı, delillerin gerekçelendirilerek karar verildiği, sanığın hürriyeti tahdit eyleminin çocuğun cinsel istismarına dair eylemi dışında olacak şekilde mağdurları hile ile arabasına bindirmesinden, yanlarından ayrılmalarına kadar olan kısmı kapsadığı

değerlendirilmekle, sanık müdafinin, soyut ve mesnetsiz değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün gerekçe içermediğine, mahkumiyet hükmünün çelişkili mağdur beyanlarına dayandırıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, hürriyeti tahdit eyleminin cinsel istismar eylemi ile sınırlı olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, … yargılanma hakkının ihlal edildiğine, lehe delillerin toplanmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin, sanığın hukuka aykırı olacak şekilde yakalanıp gözaltına alındığına ve tutuklandığına vesaire yönelik, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebebleri de reddedilmiştir.

B. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz talepleri yönünden
Sanığın, evlerine dönmek üzere otostop çeken 5 ayrı … mağduru aracına hile ile bindirip tümünü dağlık alana götürmek suretiyle hürriyetlerinden yoksun kılarak, cinsel dokunulmazlıklarına yönelik hukuka aykırı fiiller gerçekleştirdiği anlaşılan olayda, suçun işleniş şekli, yer ve zamanı ile zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddelerinde belirtilen kıstaslar uyarınca … ceza belirlenirken alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken, … hapis cezasının yazılı şekilde alt sınırdan tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/863 Esas, 2021/406 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde karar verildi.