Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/12115 E. 2023/3312 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12115
KARAR NO : 2023/3312
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/213 E., 2022/541 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.12.2009 tarihli ve 2009/32231 Esas numaralı iddianame ile özetle; “sanığın temyiz dışı Sabri Okumuş ile birlikte şikâyetçiye ait park halindeki aracı çaldıkları ve aracın daha sonra sanık …’e ait tamirhanede birkısım parçalarının sökülmüş vaziyette, başka çalıntı araçlarla bulunduğu” iddiasıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1, 142/4, 53 ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2012 tarihli kararı ile sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyetine ve mahkûm olunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2015 tarihli ve 2014/16266 Esas, 2015/18395 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün “5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinin uygulanması hususunda ek savunma hakkı verilmemesi, hapis cezasının yanı sıra adli para cezasına hükmolunmaması, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulama olanağının tartışılmaması, hak yoksunluklarının uygulanamayacağı ve yargılama giderleri miktar ve dökümünün denetime imkan verecek şekilde gösterilmemesi” nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli kararı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 05.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.05.2021 tarihinde suç işlemesi üzerine, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/213 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 165/1, 62, 52/2-4 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; “sanığın suç kastının bulunmadığına, eksik kovuşturma yapıldığına, sanık hakkında takdiri ve hafifletici sebeplerin uygulanmadığına ve zamanaşımının gerçekleştiğine” ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçiye ait park halindeki 34 … plaka sayılı aracın 22.03.2009 tarihinde çalındığı, suça konu aracın 29.09.2009 tarihinde sanık …’a ait tamirhanede bir kısım parçaları sökülmüş vaziyette başka çalıntı araçlarla bulunduğunun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, şikâyetçinin de aşamalarda ifadesinin alındığı tespit edilmiştir. Olaya ilişkin 28.09.2009 tarihli ihbar tutanağı, 29.09.2009 tarihli İş Yeri Arama ve El Koyma Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Raporu ve 30.09.2009 tarihli Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçinin aracı çalındıktan yaklaşık 6 ay sonra sanığa ait iş yerinde ele geçirilmesi, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin sanığın suç kastının bulunmadığına ve eksik kovuşturma yapıldığına yönelik temyiz sebepleri de reddedilmiş; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır; sanık hakkında 21.06.2016 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yeniden bu yönde karar verilemeyeceği, ayrıca sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı, bu nedenle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; yine 21.06.2016 tarihinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.09.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından, öngörülen denetim süresi içerisinde sanığın 30.05.2021 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın yargılanarak mahkûmiyetine karar verildiği ve denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklandığı ve durma süresi (4 yıl 8 ay 25 gün) de eklendiğinde zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1. Bozmadan önceki 29.11.2012 tarihli ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ve bu hükümde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği halde, bozmadan sonra kurulan son hükümde hapis cezası ertelenmemek suretiyle, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlâl edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenle İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/213 Esas, 2022/541 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.