YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14837
KARAR NO : 2023/23370
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/179 E., 2016/4 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile;
1. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteğinin; kamera kayıtlarının getirtilip incelenmediği, teşhis yaptırılmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci uygulanma gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmama gerekçeleri arasında çelişki bulunduğu, temyiz dışı sanık … D.’nin zor kullanma yetkisini aştığı kabul edilip hakkında ceza tayin edilirken kendisi hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabul edilmesinin çelişki olduğu, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık …’nun temyiz isteğinin; tanıkların kendisi ile ilgili beyanlarının bulunmadığı, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, lehe hükümler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan polis memurlarının olay tarihinde okullar bölgesi olarak tabir edilen yerde öğrencilerin okul çıkış saatinde görevli oldukları, öğrencilerin okullardan çıkıp yaya olarak caddede ilerledikleri sırada sanık …’nun sevk ve idaresindeki aracıyla süratli şekilde ve yolda zikzaklar çizerek ilerlediği, bunun üzerine polis memurlarının ekip aracıyla sanığın peşine düştükleri, durması yönünde anons yapmalarına rağmen sanık …’nun hızını arttırarak gözden kaybolduğu, polis memurlarının ise aracın plaka kaydından ruhsat sahibini tespit ederek evin önüne gittikleri, kısa bir süre sonra da aynı yere sanık …’nun yanında arkadaşı olan sanık … ve tanık S.A. ile geldiği, polis memurlarının …’ya neden durmadığını sordukları ve cezai işlem yapılması için trafik polislerini çağırdıkları sırada taraflar arasında tartışma çıktığı, sanık …’ın “Arkadaşımıza ceza yazdırmayız.” diyerek katılan … D.’yi itekleyip parmağından yaraladığı, ardından da her iki katılana hitaben “Üzerinizdeki üniformaya mı güvenip böyle yapıyorsunuz, o üniforma olmasa ben size yapacağımı biliyorum.” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıkların eylemlerinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında atılı suçu işlediği, gerekçe ve hükümde çelişki bulunmadığından Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediği, adli sicil kaydında bulunan ilamın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil ettiği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’ a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık …’nun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.