Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1721 E. 2023/1006 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1721
KARAR NO : 2023/1006
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/577 E., 2016/19 K.

SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 39 uncu ve 53 üncü maddeleri uyarınca, sanıklar …, … ve … … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar …, … ve … … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure … vekilinin temyiz isteği, sanıklar … ve …’nin asli fail olduklarına, sanıklar …, … ve … … hakkında verilen cezalarda indirim uygulanmasının maddi gerçeğe ve yasanın amacına uygun olmadığına, sanıklar …, … … ve … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, eylemin cinsel amaç içermediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
3. Sanık …’ın temyiz isteği, katılan mağdurun yaşını bilmediğine, katılan mağdurun rızası olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, karı … olan sanıklar … ve …’ın kendi aralarında, eski komşuları olan … isimli kişinin oğlu … ile olay tarihindeki komşuları olan sanık …’nin kızı olan onbeş yaşından … katılan mağdurun evlenmeleri konusunda konuştuktan sonra konuyu sanık …’ye anlattıkları, …’nin de kabul etmesi üzerine olay günü sabah katılan mağdur ile annesi sanık …’nin evden çıkıp sanık … Kırışçı’nın bulunduğu ticari taksiye bindikleri, daha sonra ilçe merkezinde üçünün birlikte bu taksiden inip, sanık …’nin bulunduğu ticari taksiye sanık … olmaksızın binerek katılan mağdur, sanıklar … ve …’ın Karabük otogarına gittikleri, burada sanık …’ın sanık …’a evlenme konusunda aracı olması nedeniyle 1000 TL para verdiği, sonrasında katılan mağdur ve kendisi için İstanbul’a gitmek üzere bilet aldığı ve katılan mağdur ile sanık …’ın Karabük’ten İstanbul’a geldikleri, burada sanık …’ın ağabeyi sanık … ile onun eşi sanık … …’nin ikametlerine gittikleri, bir müddet bu evde kaldıktan sonra sanık …’ın evden ayrıldığı, katılan mağdurun geceyi sanık … ve Sevilay’ın evinde geçirdiği, olay günü katılan mağdura ulaşamayan babası …’nin ihbarı üzerine yapılan araştırmada katılan mağdurun yerinin tespit edilmesi sonrasında katılan mağdurun İstanbul’da kaldığı ilk gecenin sabahında polisler tarafından bulunduğu, olay tarihinde on beş yaşından

… olup yargılama konusu suç bakımından rızasına itibar edilemeyen katılan mağdurun evlenmesi amacıyla Karabük ilinden İstanbul iline götürülmesi suretiyle sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Büyükçekmece Devlet Hastanesinden katılan mağdur hakkında alınan 07.08.2014 tarihli doktor raporunda mağdurda darp cebir izine rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan mağdurun aşamalardaki beyanlarının içeriği ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınarak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan mağdur vekilinin sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar … ve … … hakkında kurulan hükümler yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre, katılan mağdur ile evlenmek amacıyla İstanbul ilinden Karabük iline gittiği anlaşılan sanık …’nin, olay öncesinde de kendi ailesi ile katılan mağdur ile annesinin tanıştığını dair savunmaları da dikkate alındığında, olay tarihinde on beş yaşından … olan katılan mağdur ile sanık …’ın ağabeyi ve ağabeyinin eşi olup olay gecesi evlerinde barınmalarını sağladıkları anlaşılan sanıklar … ve … …’nin sanık …’ın eylemine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları anlaşılmakla sanıklar … ve Sevilay’ın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden;
a.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık …’ın katılan mağdurun yaşını bilmediğine, katılan mağdurun rızası olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik, sanık … müdafiinin suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, eylemin cinsel amaç içermediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık … ile katılan mağdurun evlenmesi konusunda katılan mağdurun annesi sanık … ile olay öncesinde konuşan ve sanık …’den olumlu yanıt … …’ın bu durumu sanık …’a söylediği, olay günü sanık …’ın İstanbul ilinden Karabük iline katılan mağduru İstanbul iline
götürmek üzere geldiğinden haberi olan sanık …’ın sanık … ile birlikte hareket ederek katılan mağduru ticari taksiye bindirip sanık …’nin bulunduğu ticari taksinin yanına götürdükleri anlaşılmakla, sanıklar … ve Seyhane’nin olayın başlangıcından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek olay tarihinde on beş yaşından … olup rızasına itibar edilemeyen katılan mağdurun sanık … ile İstanbul iline gitmesini sağlamaları karşısında, sanıklar … ve …’nin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle müşterek fail sıfatıyla

cezalandırılmaları yerine, yardım eden oldukları kabul edilerek aynı Kanun’un 39 uncu maddesi delaletiyle cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini,
b. Sanık …’nin atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddeleri gereğince … ceza belirlenirken, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, … hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. İlk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un üçüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmasına ilişkin kabulünün değerlendirilmesinde; sanıklar … ve …’nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna iştiraklerinin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla olduğu kabul edilip anılan maddeye göre sanıklar hakkında belirlenen hapis cezaları üzerinden indirim yapıldığı ve başkaca müşterek fail bulunmadığı halde, sanık … hakkında belirlenen … hapis cezası üzerinden artırım yapılırken 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesine göre müşterek failler hakkında uygulanması gereken aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/577 Esas, 2016/19 Karar sayılı sanık … hakkındaki kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/577 Esas, 2016/19 Karar sayılı sanıklar …, … …, …, … ve … hakkındaki kararlarına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.