YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4844
KARAR NO : 2013/27598
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme, Şantaj
Hüküm : 1- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 134/2-1. cümle, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2- Şantaj suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 107/1-2, 62/2, 52/1-4, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve şantaj suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 107. maddesinin birinci fıkrasında; “Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, … cezalandırılır.” hükmünün yer aldığı; maddeye, 29/06/2005 tarih ve 5377 sayılı Kanun ile, eklenen ikinci fıkrasında ise, “Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenleme getirilerek “Şantaj” suçunun düzenlendiği, maddenin gerekçesinde de, “şantaj suçunun oluşabilmesi için, mağdurun zorlanması yeterlidir. Bu zorlama karşısında, mağdurun isteneni yapması suçun oluşması için gerekli değildir. Şantaj suçunun arz ettiği özellik, kişinin hak veya yükümlülüklerini kötüye kullanarak haksız bir çıkar sağlamaya çalışması ya da başkasını bir şeyi yapmaya veya yapmamaya mecbur etmesidir.” denildiği, bu açıklamalar ışığında, katılanın iddiaları, tanıkların kollukta ve duruşmada verdiği ayrıntılı ifadeler, mesaj döküm tutanakları ve incelenen tüm dosya içeriğine göre; evli ve üç çocuk babası olup katılandan yaşça da çok büyük olan sanık ile katılanın uzun süre duygusal boyutta ve cinsel anlamda arkadaşlık ilişkisi içerisinde oldukları, katılanın üniversiteyi kazanarak … iline gidip arkadaşlıklarına son vermesine sinirlenen sanığın, katılanın tekrar kendisine dönmesini ve arkadaşlıklarına devam etmelerini sağlamak amacıyla, kendisine ve yakınlarına gönderdiği mesajlarla, elinde katılana ait çıplak resimlerin bulunduğu ve dönmediği takdirde katılanı rezil edeceği şeklindeki beyanlarda bulunmak suretiyle gerçekleşen eyleminde, şantaj suçunun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki, şantaj suçunun kanıtlanamadığı ve sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağından bahisle, bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafiinin, sanığın atılı suçları işlemediğine, bilirkişi raporlarının doğru olmadığına, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişkin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.