YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3585
KARAR NO : 2023/5979
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1833 E., 2022/1759 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2020/1833 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın müdafiinin bulunmadığı 19.12.2022 tarihli duruşmada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri ;
1. Meşru savunmaya,
2. Suç niteliğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun “…..Pizza” isimli işyerinin sahibi, tanık …’ın da bu işyerinde kurye olarak çalıştığı, olay tarihinde …’ın kullandığı motosikleti ile bir siparişi teslimi sonrası iş yerine dönerken sanık …’in motosikleti fark etmeyip yola çıkması nedeniyle motosikletin sanık …’in kullandığı araça çarptığı, …’ın yaralanıp ayağa kalkarak orada bulunan kaldırıma oturduğu, sanık …’in yanına gelerek aracındaki hasarı gösterip “araçın halini görüyor musun diyerek bağırıp, …’a vurduğu bu arada …’ın işvereni olan mağdur …’ı telefonla arayarak kaza yaptığını söylediği, mağdur …’ın da yanında tanık Muhammet olduğu halde olay yerine geldiği, …’ın darp edilmesine tepki gösterdiği esnada sanık …’in bu arada ” ben bu kaza için adam mı öldüreyim” dediği, taraflar arasında tartışma başladığı, sanığın babası mağdur …’in mağdur … ile sanık … arasında bulunduğu ve tarafların kavga etmesini engellemeye çalıştığı, sonrasında olay yerinde bulunanların mağdur …’a saldırmaları üzerine onunda karşı tarafta bulunanlara yumruk saldığı, yumruklardan birinin mağdur …’e denk gelerek adlî muayene raporunda belirtilen biçimde yaraladığı, sanık …’in babası olan…’e vurulduğunu ve yüzünden kan geldiğini görmesi aracından bıçak getirerek mağdur …’ı adli muayene raporunda belirtilen biçimde yaraladığı, olay yerinde bulunan kolluk kuvveti personelinin müdahalesi ile eyleminin son bulduğu olayda, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, mağdurun yaralanmasının niteliği değerlendirilerek sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Katılan hakkında Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.12.2018 tarihli ; ” Kişinin yaralanmasının;
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
Görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, kamera görüntüsünün çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca yargılamaya sanık ve müdafinin yokluğunda devam edilerek karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Eleştiri Yönünden
1. Dosya kapsamına göre; sanığın mağduru kesici delici alet ile açık pnömotoraksa neden olan, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2. Sanığın haksız eylemleri ile başlayan olayda, etki tepki dengesi de gözetildiğinde mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut nazara alınarak sanık yararına cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile makule yakın oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
C. Sanık Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın suçta kullandığı aletin öldürmeye elverişli olması, mağdurun hedef alınan vücut bölgesi, yaralanmanın niteliği ve eylemin son bulma şekli birlikte değerlendirildiğinde suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, mağdurda silah niteliğine haiz bir
alet bulunmadığı ve doğrudan sanığa yönelen bir saldırısı da olmadığı halde sanığın suçta kullandığı bıçakla hedef gözeterek mağdura saldırdığı, bu haliyle meşru savunmanın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2020/1833 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.