Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5770 E. 2023/2275 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5770
KARAR NO : 2023/2275
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1460 E., 2020/1294 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/2 E., 2019/124 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu ve 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 268 ve 276 parsel … sırasıyla 1.493,21 ve 5.342,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 268 parsel … taşınmazın 1990 yılından beri …’in, 276 parsel … taşınmazın ise 1974 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 268 parsel … taşınmaz 6292 … Kanun uyarınca 08.06.2017 tarihinde …’e satılarak tapuda kayden intikal ettirilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların bazı bölümlerinin müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, 276 parsel … taşınmazın 745,17 metrekarelik bölümünün tapu kaydının beyanlar hanesinde davalı … lehine konulan zilyetlik şerhinin iptali ve müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini, 268 parsel … taşınmazın ise 1.180,79 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 268 parsel … taşınmazın 6292 … Kanun uyarınca …’e satışının yapılarak tapuda adına tescil edildiğini, 276 parsel … taşınmazın ise 12.04.2016 tarihinde … … …, … ve …’e taksitle ödenmek koşuluyla satışının yapıldığını, taksit ödemelerinin devam etmesi nedeniyle tapuda devrinin yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar … ve …; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “6292 … Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmazlara yönelik zilyetlik şerhinin iptali ile tapu kaydının iptali ve tescili istemine yönelik açılan davaların görülebilmesi için ya davanın satış tarihinden önce açılması veya iktisabın dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi gerektiği, idari işlem ortadan kaldırılmadıkça, satışın iptali anlamına gelecek şekilde, taşınmazın bir başkası adına tescili ve mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde zilyetlik şerhi verilmesinin mümkün bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen satış işlemi yapıldıktan ve tapuya tescil edildikten sonra tespitten önceki sebeplere dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasına devam edilemeyeceği yönündeki görüşünün Anayasaya aykırı olduğunu, şerhe yönelik dava ile tapu iptali ve tescil davasının görülmesine engel yasal bir düzenlemenin bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi mevcut davanın tapu kaydının beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhi yönünden devam edilmesi gerektiğine yönelik içtihatların bulunduğunu belirterek, İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazların 6831 … Kanun’un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılmış olup devamında 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek 4 üncü maddesi kapsamında kullanım kadastrosuna tabi tutulması karşısında öncesi orman olan taşınmaza yönelik önceki zilyetliğe dayanarak açılan tapu iptali tescil davasının hukuken dinlenme olanağının bulunmadığı, davalı …’in 268 parsel … taşınmazı 6292 … Kanun kapsamında Hazineden satın aldığı ve davacının bu satış işleminden sonra tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, davacının satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu ve yolsuz tescil olduğundan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde 276 parsel … taşınmazın da 6292 … Kanun kapsamında dava tarihinden önceki bir tarihte kullanım kadastrosu sırasında hak sahibi olduğu belirlenen gerçek kişilere satılmış olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden de zilyetlik davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, bu taşınmaz yönünden şerh sahibi davalılar ile Hazine arasında dava tarihinden önce 6292 … Kanun kapsamında satış sözleşmesinin yapıldığı ve davalıların taksitlerini ödemeye devam ettikleri, satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması sebebiyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti olarak görülme imkanının da kalmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı ve kararda usul ve kanun’a aykırılık bulunmadığı” belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve dava konusu 276 parsel … taşınmazın tapu kaydının davalılar adına tescilinin yapılmadığını, halen Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğunu ve bu taşınmaz hakkında şerhe yönelik davanın görülmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazine’nin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıslar adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenilip dinlenemeyeceği ve 276 parsel … taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un Ek-4 üncü maddesi, 6292 … Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacı …’dan alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.