YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18311
KARAR NO : 2013/27689
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62, 51/1-3, 53/1-6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma kararı öncesi verilen ilk hükümde temel ceza tayin edilirken adli para cezasının tercih edildiği, hükmün sanık müdafii ve katılan vekillerince temyiz edildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda sanık hakkında verilen hükmün gerekçesinde, meydana gelen olayda sanığın asli kusurlu olup, mağdurun vücudunda 6. derece etkili kemik kırığı oluşup, dalağının alınması ile sonuçlandığı, hapis cezasının tercihinin isabetli olduğu kabul edilmiş, tebliğnamedeki (3) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Katılanın yaşamsal tehlike geçirip, vücudunda hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyen kemik kırıkları oluşup, duyu ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesi derecesinde yaralanmış olmasına göre, asli kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında, hüküm fıkrasında gerekçeye aykırı olacak şekilde “meydana gelen zararın az oluşu” ibaresi kullanılarak dosya kapsamı ve gerekçe ile çelişki yaratılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın yoğunluğu” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
3-Taksirli suçlarda TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1-1.) bendindeki“, sanığın kastının ve meydana gelen zararın az oluşu” ibarelerinin ve hak yoksunlukları ile ilgili (1-9.) bendinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.