Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6913 E. 2023/2308 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6913
KARAR NO : 2023/2308
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/62 E., 2022/35 K.
KARAR : Davanın reddine
TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Hukuk Genel Kurulunca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı yargılama sırasında ölen davacı … mirasçıları olan … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun)
Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 4 parsel … 843,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağında 20 yılı aşkın süredir …’ın kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; 1966 yılından bu yana tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu öne sürerek 108 ada 4 parsel … adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.09.2015 tarih ve 2013/413 E., 2015/269 K. … kararı ile davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/18683 Esas, 2015/15444 Karar … kararıyla hava fotoğraflarının uygulanması gerektiği belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur,

B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarih ve 2016/64 Esas, 2016/159 Karar … kararı ile önceki hükümde direnilmesine ve taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve 2017/2750 Esas, 2018/762 Karar … kararıyla; öncesi tespit harici bırakılıp imar ve ihyaya muhtaç olan bu tür yerlerin koşulların bulunması halinde zilyetlikle kazanılması mümkün olduğu, ancak mahkemece yapılan keşifte bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıkların sözleri soyut nitelikteki sözlerden ibaret olduğu gibi, taşınmazın niteliği ile ilgili alınan zirai bilirkişi raporu da teknik ve bilimsel verilerden uzak ve soyut olarak hazırlandığı, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yaptırılması gerekirken, harita mühendisi bilirkişi tarafından hava fotoğrafı üzerinde inceleme yaptırıldığı, hâl böyle olunca önceki bilirkişiler dışında seçilecek 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan ziraatçi bilirkişi kurulu, bir harita mühendisi bilirkişi ve dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve tarafların göstereceği tanıkların tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın öncesinde tespit harici alan olduğu göz önünde bulundurularak imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, harita mühendisi bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınması, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü (özellikle bitkilerin aşı yaşları), imar ve ihyaya konu edilmişse, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, üç kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının (özellikle iktisaba elverişli en yakın tarih olan 1995 yılı hava fotoğrafı) stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, mümkün olduğu takdirde taşınmazda imar ve ihya tamamlanmış ise (1995 yılı öncesine ilişkin) hangi tarihte tamamlandığını belirtir şekilde rapor alınması, böylece tespit tarihine kadar 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığına ilişkin olarak tüm delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararı bozulmuştur.

D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.11.2021 tarihli ara karar gereğince verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif giderini yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılama sırasında ölen davacı …’ın mirasçıları olan … ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; müvekillerinin yurt dışında yaşadıkların bu nedenle keşif giderinin yatırılmasına dair kararın tebliğinden haberdar olmadıklarını, ilk ara kararın da davacı mirasçılarla birlikte yaşamayan kişilere tebliğ edildiğini, bu yönüyle dahi tebligatların usulsüz olduğunu, davacı mirasçılarının adreste bulunmama nedenlerinin gereği gibi araştırılmadığını bu nedenle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, keşif için verilen kesin sürenin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 7201 … Tebligat Kanunu’nun (7201 … Kanun) 21 inci maddesi, 2863 … Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun (2863 … Kanun) 11 inci maddesi

3. Değerlendirme
Mahkemece davacılara keşif giderlerini yatırmaları için kesin süre ihtaratını içeren ara kararın usulüne uygun şekilde yapıldığı, buna rağmen keşif giderlerini yatırmadıkları davanın da bu nedenle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına göre yapılan tebligatların usulüne uygun olduğundan söz edilemez.

Şöyleki; davacı … …’in yargılama sırasında ölmesi nedeniyle mirasçılarının davacı konumunda oldukları, kesin süre ihtaratı içeren tebligatların davacılar …, …, … ve …’a çarşıda olduklarından dolayı 7201 … Kanun’un 21/1 inci maddesi uyarınca muhtara tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçenlerin vekili tarafından ibraz edilen Emniyet Genel Müdürlüğününden alınma yurt dışı çıkış tarihlerini gösterir belgelere göre bu tebligatların yapıldığı tarihten önce 21.11.2021, 07.11.2021, 13.11.2021 tarihlerinde yurt dışına çıktıkları, vekile yurtdışından konsolosluk aracılığıyla vekaletname verdikleri, bu haliyle davacıların evde bulunma sebeplerinin doğru bir şekilde araştırılmadan çarşıda oldukları yazılarak yapılan tebligatların usulüne uygun bulunmadığı, diğer mirasçı Ümmühan Küççülü’ye ise keşif tarihi olan 10.12.2021 tarihinde kesin süre içeren tebligatın yapılması karşısında yine bu haliyle usulüne uygun bulunmamaktadır.

Mahkemenin kabulüne göre de; hükmüne uyulan Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamında imar ihyanın yapıldığı hava fotoğrafı incelemesi için 3 jeodezi ve fotoğrametri bilirkişisi ile 3 ziraat mühendisi bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılması gereğine değinildiği halde, bozma kapsamı dışında kalan davanın önceki aşamalarında yapılan keşif ve alının raporlara göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve taşınmazın köy yerleşim yeri içinde kalmasına göre usul ekonomisine aykırı olacak şekilde keşif heyetine orman bilirkişisi alınması ve ücret takdir edilmesi, yine dosya arasına gönderilen kültür varlıkların koruma kurulunun yazısına göre bölgenin 3 üncü Derece arkeolojik sit alanında kaldığının bildirilmesine ve aksi yönünde bir iddia bulunmamasına, bu haliyle 2863 … Kanun’un 11 inci maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap için engel bir durum olmamasına rağmen keşif heyetine arkeolog bilirkişisinin de alınması ve ücret takdir edilmesi suretiyle usul ekonomisine aykırı olacak şekilde keşif giderlerinin belirlenmesi de doğru görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, usulüne uygun şekilde oluşturulmayan ara kararına sonuç bağlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları sair hususlar incelenmeksizin bu nedenle yerinde görüldüğünden bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.