YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4385
KARAR NO : 2023/5657
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/49 E., 2020/55 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … ili … ilçesi … Köyünde bulunan taşınmazlardan 261 ada 1 parsel … 13965,63 m2 yüzölçümlü taşınmaz ev ahır samanlık ve tarla vasfı ile, 262 ada 1 parsel … taşınmaz 1253,50 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile … adına, 287 ada 31 parsel … taşınmaz 1467,64 m2, 299 ada 4 parsel 3747,70 m2, 304 ada 10 parsel 3270,78 m2 yüzölçümleri ile …ve … adına eşit paylarla, 287 ada 32 parsel … taşınmaz 1387,32 m2 yüzölçümü ile … … adına tarla vasfıyla tespit edilmişlerdir.
2. Davacılar 07.12.2010 havale tarihli dava dilekçesinde; …’nun … 1. Noterliğince düzenlenen 02.12.2003 tarihli ve 8426 yevmiye nolu vasiyetname ile davacı …’e ve diğer davacılar …, …, … ve … murisi olan …’e dava dilekçesinde mevki ve sınırları bildirilen tapusuz taşınmazlar dahil bir kısım taşınmazlarını miras bıraktığını, dava konusu taşınmazların …’nun murislerinden kendisine intikal ettiğini, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu … Köyünde bulunan dört parça taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların gerçek değerinin düşük gösterildiğini, harcın tamamlatılması gerektiğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağını, kaldı ki davacıların herhangi bir zilyetliğinin ve eklemeli zilyetliğinin olmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2010/602 Esas, 2014/231 Karar … kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.09.2018 tarihli ve 2016/9539 Esas, 2018/5500 Karar … bozma ilamında; “…dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilmesi…” gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiğini, davacıların nizasız fasılasız zilyetliklerini ispatlayamadıklarını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar bakımından davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; davacıların açtığı tapusuz taşınmazın tescili davası sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olup, kadastro tutanaklarının malik hanesi boş bırakılmak sureti ile Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekirken davalı oldukları fark edilmeyerek tespitleri yapılmışsa da; 3402 … Kanun’un 30/2 nci maddesi uyarınca bu tespitler bir değer taşımayıp Kadastro Mahkemesinin gerçek hak sahibini tespit etmesi gerekecektir. Dava konusu taşınmazlardan 287 ada 32 parsel … taşınmaz kadastro sırasında … … adına tespit edilmiş olup mahkemece Ahmer … davaya dahil edilip gerçek hak sahibi olup olmadığı noktasında bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca Kadastro Müdürlüğünce dosyaya gönderilen 12.11.2019 tarihli yazıda çekişmeli taşınmazların 3402 … Kanun’un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında kadastroya tabi tutulduğu belirtilmiş olmasına karşın Mahkemece ilk arazi kadastrosunun hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazların hangi sebeple tescil harici bırakıldıkları araştırılmamıştır. Dava konusu taşınmazların bir kısmının orman parseline komşu olmaları sebebi ile orman araştırması yapılmışsa da bilirkişice çekişmeli taşınmazın olduğu yerde ilk orman kadastrosunun hangi tarihte yapılıp kesinleştiği hususunda bir açıklama yapılmıştır. Hükme esas alınan fen ve orman bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazların hava fotoğraflarına göre sadece orman olup olmadıkları hususu irdelenmiş, ancak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarını denetleyebilecek şekilde hava fotoğrafları incelenmemiştir. Dava tarihi olan 2012 yılından 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ise hiç incelenmemiş, davacılar yararına 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddesinde yazılı koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda tereddüt yaşanmıştır.
Ayrıca dava konusu 261 ada 1 ve 262 ada 1 parsellerin arasında dere olduğu halde jeolog incelemesi yapılmak sureti ile çekişmeli taşınmazların dere yatağında kalıp kalmadıkları, dereden kazanılıp kazanılmadıkları da araştırılmamıştır.
O halde Mahkemece öncelikle 287 ada 32 parsel … taşınmazın tespit maliki davaya dahil edilmeli, daha sonra çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde ilk arazi kadastrosunun hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın hangi sebeple tescil harici bırakıldığı hususları araştırılmalı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı ve daha sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi, bir jeodezi, bir ziraat mühendisi, bir jeolog ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, en eski ve dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritaları bilirkişiler aracılığıyla çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanarak taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun), 4785 … Orman Kanunu’na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu (4785 … Kanun)
ve 5658 … Orman Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun’lar (5658 … Kanun)
karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 … Kanun’un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesi’nin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 Esas – Karar ….; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 Esas- Karar … ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas – Karar … kararlarıyla iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 … Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (5304 … Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazların gerçek eğimi, krizimetre aleti ölçülerek, memleket haritasındaki münhanilerden da yararlanılarak kesin olarak tespit edilmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçekleri ile kadastro paftası ölçeği bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği, varsa üzerlerindeki ağaçların yaşı cinsi dağılımı hususunda ; jeolog bilirkişiden taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde bulunup bulunmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını, özel mülkiyete konu yerlerden bulunup bulunmadığını açıklayan bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Ayrıca; taşınmazlarda davacılar yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluşup oluşmadığı araştırılmalı, bu kapsamda ziraat mühendisi bilirkişisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenerek, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği, taşınmazların kimin kullanımında olduğu, tek bir davacının kullanması halinde bu kullanımın tüm davacılar adına olup olmadığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı; 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, davacılar adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun (5403 … Kanun) 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; tüm bu araştırmalardan sonra, taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.